KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21600 E., 2021/3797 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2021
- Esas No
- 2016/21600
- Karar No
- 2021/3797
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu …Nakliyat Tic. Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …, …, …, …, …, …, …, …, …, …sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; asıl borçlu şirket adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emirleri içeriği alacaklar bakımından yapılan 6111 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirmeye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gerçekleştirilen mal varlığı araştırmaları neticesinde alacakların şirketten tahsil imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, bahse konu alacakların tahsiline yönelik düzenlenen …, …, …, …, …, …, …, …sayılı ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
…, …sayılı ödeme emirleri içeriği alacaklar bakımından ise, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu ödeme emirlerinden daha sonraki bir tarih olan 21/08/2015 tarihinde ilan yolu ile tebliğ edilmiş olması nedeniyle şirket hakkındaki takibatın usulüne uygun bir şekilde yürütüldüğünden bahsedilemeyeceğinden, söz konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihtilaf konusu amme alacağının tahsil zamanaşımına uğradığı, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına, asıl borçlu …Nakliyat Tic. Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …, …, …, …, …, …, …, …, …, …sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada verilen kısmen kabul kısmen ret kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
…, …, …, …, …, …, …, …sayılı ödeme emrinin incelenmesinden, olayda, dava konusu ödeme emri muhteviyatı olan asıl borçlu …Nakliyat Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının 30/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun'dan yararlanmak suretiyle yeniden yapılandırılıp taksitlendirildiği anlaşılmış olup, yapılan taksitlendirme ve yapılandırmayla, anılan şirketin vergi borçlarının nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği sonucuna varıldığından, 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılan vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu …Nakliyat Tic. Ltd. Şti.'den tahsili gerekmektedir.
Buna göre, 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılan yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra yapılacak malvarlığı araştırması üzerine herhangi bir malvarlığına rastlanılamaması sonrasında sorumluluğu bulunan davacı adına anılan işlemler yapılmadan düzenlenen dava konusu ödeme emrinde yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/21600, K. 2021/3797, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama