KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21722 E., 2021/2255 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/21722
- Karar No
- 2021/2255
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, faaliyetini 30/06/2011 tarihinde sonlandırmasına rağmen mükellefiyet kaydının 31/07/2013 tarihi itibariyle kapatılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; yapılan yoklamalarda davacının faaliyetinin devam ettiğine dair usulüne uygun herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının faaliyetine ilişkin yapılan yoklamaların usulüne uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davacının mükellefiyet kaydının 31/07/2013 tarihi itibariyle kapatılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, ''Üst Makamlara Başvurma'' başlıklı 11. maddesinin 1. bendinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 2. bendinde;
altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, 3. bendinde de; isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükme bağlanmış ve maddenin gerekçesinde söz konusu düzenlemenin amacının; bir yönden, hukuka bağlı idare anlayışına uygun davranmak durumunda olan idareye, yapmış olduğu hukuka aykırı idari işlemini, dava yoluna gidilmesine gerek bırakmaksızın, düzeltme olanağı tanımak;
diğer yönden de, idare edilenlerin, uzun ve masraflı yargı başvurusu yerine, daha kısa ve masrafsız olan idari başvuru ile hedeflerine ulaşabilmelerini sağlamak olduğu açıklanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; oto elektrik, kaporta ve mekanik işi ile ilgili faaliyette bulunmak üzere 17/01/2011 tarihinde mükellefiyet tesis ettiren davacının açılış yoklaması dışında yapılan yoklamalarda faaliyetine rastlanılmadığından bahisle mükellefiyet kaydının 31/07/2013 tarihi itibariyle re'sen kapatılmasına ilişkin işlemin öğrenilmesi üzerine davacı tarafından faaliyetinin aslında 30/06/2011 tarihinde sona erdiği ve mükellefiyet terkin tarihinin değiştirilmesi istemiyle öncelikle … tarih ve … sayılı dilekçe ile Tuna Vergi Dairesi müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, tarafına herhangi bir cevap verilmemesi üzerine aynı vergi dairesine … tarih ve … sayılı dilekçe ile ikinci kez başvuruda bulunulduğu ve başvurunun zımnen reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, davacının 09/12/2014 tarihinde yaptığı ilk başvurunun 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğu, başvurusuna 60 gün içinde cevap verilmemesinin zımnen ret işlemi sayılması gerektiği ve bu tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken 23/12/2015 tarihinde açılan davanın süresinde açılmadığı, ayrıca 21/10/2015 tarihinde yapılan ikinci başvurununda yeni bir dava açma hakkı tanımayacağı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davanın süre yönünden reddi gerekirken Vergi Mahkemesince işin esası incelenerek karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/21722, K. 2021/2255, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama