KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/284 E., 2020/5443 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/284
- Karar No
- 2020/5443
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediğinden bahisle tanzim edilen vergi tekniği raporu uyarınca takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2010 yılına ilişkin gelir vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlere göre, düzenlenen belgelere göre kısa süre içerisinde çok yüksek tutarlı hasılat elde edilmesinin ekonomik ve ticari hayatın olağan icaplarına uygun düşmediği, bu ölçekte hasılatı bulunan davacının faaliyetine uygun araç ve işçisinin bulunmadığı, asgari vergisel ödevlerin yerine getirilmediği, beyanlar arasında büyük uyumsuzluklar bulunduğu,
bastırılan faturaların seri numaraları dışında fatura düzenlendiği vb. hususlar dikkate alındığında, davacının düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı ve Danıştay içtihatları uyarınca komisyon karşılığı düzenlediği anlaşıldığından, tespit edilen komisyon geliri üzerinden yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, takdir komisyonu kararının gerekçesiz olduğu, Mahkemece söz konusu hususun dikkate alınmadığı, iddia edilen eylemlere ilişkin olarak vergi inceleme raporu düzenlenmediği, olayda takdir sebebinin gerçekleşmediği, defter kayıtları ile verilen beyannamelerin uyumlu olduğu, zamanaşımı süresinin dolmasına çok kısa süre kala takdire sevk işleminin yapıldığı, takdire sevk fişindeki gerekçenin idarenin varsayımından öteye geçemediği ve somut bir delile dayanmadığı, sahte belge kullanma yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığı, defter ve belgelerin istenilmediği, takdir komisyonu kararlarının usule aykırı olduğu,
Mahkemece Ba-Bs formlarına ilişkin olarak değerlendirme yapıldığı, ancak Ba-Bs formlarının matbu bilgi formları olduğu, bunların defter ve belgelere yansıyan bilgileri her zaman ifade etmediği gibi kayıtların tevsikine ilişkin belge olarak da değerlendirilemeyeceği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/284, K. 2020/5443, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama