KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/718 E., 2020/5340 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/718
- Karar No
- 2020/5340
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Deri Tekstil ve Boya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlıkta, ilgili amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve yapılan mal varlığı araştırması çerçevesinde şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereği şirket kanuni temsilcisi olan davacı adına ödeme emri düzenlendiği görüldüğünden, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emri öncesinde şirket adına düzenlenip tebliğ edilen herhangi bir ihbarname ve ödeme emrinin bulunmadığı, konuyla ilgili vergi dairesi yazısında da şirket adına düzenlenen ödeme emrinin kime tebliğ edildiğinin belirtilmediği, hakkındaki ceza davası sonucunda kısıtlanmasına karar verildiğinden, şirket müdürü hakkında hüküm ifade eden hususlara ilişkin tebliğlerin vasiye yapılması gerektiği, herhangi bir borcunun bulunmadığı, dava konusu ödeme emri öncesinde yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu, asıl borçlu şirketin münferiden imzaya yetkili müdürü olması ve sonrasında kısıtlanması nedeniyle şirketin ticari faaliyeti bulunmadığı ve iş yeri kapalı olduğundan, şirket adına yapılan tebliğlerin de geçerli olmayacağı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/718, K. 2020/5340, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama