KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/7985 E., 2020/5775 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/7985
- Karar No
- 2020/5775
- Temyiz eden (davacı)
- ... Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle, 2011/7 dönemine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen 3 kat vergi ziyaı cezasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda. 2011 yılı içerisinde davacıya fatura düzenleyen Çubuk Vergi Dairesi mükellefi ... Ltd.
Şti. hakkında düzenlenen ... tarih ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nun değerlendirilmesinden; mükellef kurumun ilgili yıllarda belirtilen tutarda hasılatı elde edebilecek herhangi bir ekipmana, iş gücüne, emtia vb. organizasyona sahip olmadığı, mükellefin bir kısım mükellefiyet ödevlerini yerine getirmeye çalışmasının, sahte belge düzenleme fiilini gizlemeye yönelik çabalardan ibaret olduğu, mükellef kurumun 2010, 2011, 2012 yıllarına ilişkin alış-satış faturalarının gerçek bir ticari işlem için düzenlenmediği, söz konusu alış-satış faturalarına ilişkin bildirimlerin de gerçeği yansıtmadığı,
mükellefin bu dönemde herhangi bir gerçek ticari organizasyona da sahip olmadığı, faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın düzenlendiği sonucuna varıldığından kesilen cezada ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İş hacmiyle ilgili kaydi envanter, randıman, karşıt inceleme ve tespit gibi ilave bir çalışma yapılmadığı, sahte veya yanıltıcı belge kullanma fiilinin varlığının somut olarak ortaya konması gerektiği, çalıştırılan işçi sayıları, ücret bordroları üzerinden beyan edilen gelir vergisinin dikkate alınmasının gerektiği, sahte olarak kullanıldığı iddia edilen belgelerin tutarının toplam mamul maliyeti içinde %8'i geçmemesi, şirketin adresinde bulunması, çok sayıda işçi çalıştırması, vergi ödemesinde bulunmasının belgelerin bilmeden kullanılmasına yönelik tespit niteliğinde olduğu,
şirketin düzeltme beyannamesi verdiği ve bunun üzerine vergi idaresince tek kat vergi ziyaı cezalı vergi tarhiyatları yapıldığı, bahsi geçen ihbarnamelerden sonra tarhiyat sonrası uzlaşma yoluna gidildiği, ancak şirketin vergi kaybının kaçakçılık fiiliyle işlediğinin daha sonradan tespit edildiğinden daha önce tek kat vergi ziyaı cezalı olarak yapılan tarhiyatlar mahsup edilerek şirket adına tekerrür hükümleri uygulanarak 3 kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatların yapıldığı, uzlaşma kararının düzeltilerek kapsam dışı bırakıldığı, ancak uzlaşılan vergilerden dolayı dava açma hakkının dahi bulunmadığı, şirketin hatasının bulunmadığı,
kesilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/7985, K. 2020/5775, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama