KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1353 E., 2022/3913 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2022
- Esas No
- 2018/1353
- Karar No
- 2022/3913
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Yapı ve Danışmanlık Ticaret Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının. İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ni temsilen asıl borçlu şirket olan. Yapı ve Danışmanlık Ticaret A.Ş'nin 3 yıl süre ile kanuni temsilcisi olarak seçildiğinin 01/12/2004 tarih ve 6188 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği ve 24/11/2004 ile 23/10/2007 tarihleri arasında kanuni temsilci olarak görev yaptığı,
söz konusu tarihler arasında yürürlükte bulunan 6762 sayılı mülga Kanun hükümleri uyarınca da davacının şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili için doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla takip edilebileceği anlaşıldığından asıl amme borçlusu şirketten usulüne uygun takip yapılarak tahsil edilmeyen amme alacağı nedeniyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği ve sonrasında tahsil edilemediğinden bahisle davacı adına ödeme emri düzenlendiği,
ancak dava dosyasının ve Dairelerinin 19/09/2017 ara kararına cevaben gönderilen belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirketin 2005 yılı yasal defter ve belgelerinin sahte belge kullanımı yönünden incelenebilmesi amacıyla defter ve belge ibraz yazısının tebliğ edilmesine rağmen, şirkete ait defterlerin ibraz edilirken belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle 2005 yılına ait tüm katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan katma değer vergisi beyanlarına göre 2005/12. döneminden 2006/1. dönemine devreden katma değer vergisinin sıfır TL olduğu,
bu nedenle 2006/7 döneminde ödenecek katma değer vergisi çıktığından bahisle şirket adına re'sen tarh olunan cezalı vergiye karşı açılan davada ...
Vergi Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararın, karar düzeltme aşamasında Danıştay Dördüncü Dairesinin 04/06/2015 tarih ve E:2015/1664, K:2015/2857 sayılı kararı ile onanması üzerine, asıl borçlu şirket hakkında elektronik ortamda yapılan mal varlığı araştırmasına dayanılarak vergi borcunun kısmen veya tamamen şirketten tahsilinin mümkün olmadığı yönünde düzenlenen 24/12/2012 tarihli tutanağa istinaden, borcun tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu 27/06/2013 tarih ve 2013/... numaralı ödeme emrinin düzenlendiği,
davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra 23/07/2013 tarihinde söz konusu amme alacağı için asıl borçlu.
Yapı ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. adına ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu durumda asıl borçlu şirket yönünden kesinleşmiş ve takip süreci tamamlanmış bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/1353, K. 2022/3913, 9 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama