KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1557 E., 2022/3233 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/1557
- Karar No
- 2022/3233
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Meşrubat Sanayi Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Meşrubat üretimi ve satışı faaliyeti ile iştigal eden davacı şirket tarafından 2015 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkuk işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 193 sayılı Kanun'un 40. maddesinin (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde hasılattan indirebileceği şeklindeki düzenleme ile giderle kazancın elde edilmesi ve devamı arasında doğrudan, açık bir illiyet bağının bulunması arandığından, yitip gittiği ve yok olduğu açık olan mallara ait maliyet bedellerinin dönem kurum kazancından indirilebilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle insan ve çevre sağlığına zararlı hale gelen ve bu sebeple tüketiciye sunulamayan, ticari ve ekonomik değerini yitirmiş ürünlerin iade edilmesi sonrası davacı tarafından bu ürünlerin imha edilmesi faaliyetinin ticari faaliyetle ilgili bulunduğu, imha işlemi sonucunda ortaya imhaya konu ürünlerin davacı şirket tarafından katlanılan üretim maliyeti kadar bir zarar çıktığı, bu zararın Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinde sayılan kanunen kabul edilmeyen indirimler arasında yer almadığı,
indirim olarak dikkate alınmayacağına dair engelleyici bir kanun hükmünün de bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu zararın stok maliyetlerinden indirilerek dönem hesaplarında gider-zarar olarak dikkate alınabileceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/1557, K. 2022/3233, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama