KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/3631 E., 2021/1717 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Mart 2021
- Esas No
- 2018/3631
- Karar No
- 2021/1717
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat İthalat ve İhracat Hayvancılık Gıda Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2010 yılı tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/4-6, 7-9, 10-12 dönemleri tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dava konusu dönemde maliyet ve gider unsurları da dikkate alınmak suretiyle satışı yapılan gayrımenkullerin satış değerlenin gerçeğe en yakın şekilde tespiti gerekirken, matrahın varsayıma dayalı olarak takdir edilmiş olduğu dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirketin kayıt dışı bıraktığı iddia edilen satışlarına ilişkin olarak, söz konusu gayrımenkullerin davacı şirketin yüklenicisi olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucu ortaya çıkan bağımsız bölümler olduğu, davacının ilgili bağımsız bölümlere ilişkin yapı kullanma izin belgesinin 2011 yılında alınmış olduğu buna göre vergiyi doğuran olayın da yapı kullanma izin belgesi alınmakla beraber ortaya çıkmış olduğu dolayısıyla davacının ilgili satışlara ilişkin gelirini 2010 yılı için kayıt dışı bıraktığından bahisle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin ise yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun "Tescil" başlıklı 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Safî kurum kazancı" başlıklı 6. maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yükümlüsü olan davacı şirketin satışını gerçekleştirdiği bağımsız bölümlere ilişkin gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararı uyarınca dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesince her ne kadar vergiyi doğuran olayın yapı kullanma izin belgesi alındıktan sonra gerçekleştiğinden bahisle karar verilmişse de, yukarıdaki mevzuat ve vergi sistematiğimizin bütüncül olarak değerlendirilmesinden, bağımsız bölüm satışlarına ilişkin olarak vergiyi doğuran olayın tescille birlikte gerçekleşmiş olacağı nitekim söz konusu tescilin alıcı için mülkiyet hakkının kazanılması olacağı buna göre dava konusu olayda vergiyi doğuran olayın tescil tarihi itibariyle gerçekleşmiş olduğu, elde edilen gelirin kayıt ve beyanlara tescil tarihinden itibaren ilgili mevzuat uyarınca yansıması gerektiği açıktır.
Buna göre; Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesince matrahın bulunuş biçimi ve dayanağı dikkate alınarak işin esasının değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/3631, K. 2021/1717, 18 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama