KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/5236 E., 2021/3400 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2021
- Esas No
- 2018/5236
- Karar No
- 2021/3400
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Eski Unvanı
- … Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2015 yılında serbest bölgede istihdam edilen personel ücretleri üzerinden hesaplanan ve ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, … tarihli ve … sayılı özel amaçlı raporda.
Ege Serbest Bölgesinde faaliyette bulunan ... firmasının AHL Serbest Bölge Şubesinde faaliyette bulunan davacıdan rotor, slide ve kasnak ürünlerini tedarik ederek söz konusu ürünleri yağ pompası yapımında mamul üretiminde girdi olarak kullandığı, bahsi geçen ürünlerin %85'ten fazlasının yine aynı dönemde yurt dışına satılan malların üretiminde kullanıldığı, 28.03.2016 tarihli YMM Serbest Bölge Faaliyet Tasdik raporunda ise;
davacı şirketin ... firması üzerinden 2015 yılına ilişkin satışlarının %86,72'si düzeyinde gerçekleştiği, serbest bölgede üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85'inin yurt dışına ihraç edilmesi gerekliliğinin 2015 yılında mükellef tarafından sağlandığının ifade edildiği, yapılan tüm bu tespitlerin aksi yönünde davalı idarece yapılmış bir tespitin bulunmadığı,
diğer taraftan, davalı idarenin savunmasında ileri sürülen görüşte, AHL Serbest Bölge Şubesinde faaliyette bulunan davacının Ege Serbest Bölgesinde faaliyette bulunan başka bir şirkete (...) yaptığı teslimlerin ihraç kapsamında değerlendirilmemesi sonucu dava konusu işlem tesis edilmişse de, hem 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nda hem de Kanuna dayalı olarak çıkarılan Genel Tebliğde serbest bölgeden başka bir serbest bölgeye ihraç kayıtlı yapılan satışların ihracat olarak değerlendirilmeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması,
aksine ilgili Genel Tebliğde serbest bölgeye yapılan satışın ihracat olduğuna ilişkin açık hüküm bulunması karşısında davalı idare tarafından yapılan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğunun düşünülemeyeceği, bu durumda, davacı tarafından yapılan satışların ihracat kapsamında olduğu anlaşıldığından, serbest bölgede istihdam edilen personel ücretleri üzerinden hesaplanan ve ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALAR
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/5236, K. 2021/3400, 21 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama