İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2018/7009 K.2022/1853

Dava konusu istem: Davacı şirket vekili tarafından, tekerrür hükümleri uygulanan bir kat vergi ziyaı cezalı olarak davacı şirket adına re'sen tarh edilen 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi, 2011/10-12 dönemine ilişkin kurum geçici vergisi ve … dönemine…

Esas2018/7009Karar2022/1853Tarih28 Mart 2022Okuma8 dk · 1.556 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/7009 E., 2022/1853 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
28 Mart 2022
Esas No
2018/7009
Karar No
2022/1853
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Dış Ticaret Limited Şirketi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.556 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket vekili tarafından, tekerrür hükümleri uygulanan bir kat vergi ziyaı cezalı olarak davacı şirket adına re'sen tarh edilen 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi, 2011/10-12 dönemine ilişkin kurum geçici vergisi ve … dönemine ilişkin kurum (stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirketin bir takım hesapları kullanmadığı, kullanılan hesapların ise sürekli olarak borç ve alacak bakiyesi verdiği, söz konusu hesapların borç ve alacak bakiyesi vermesinin nedeninin kur farkından kaynaklandığının şirket temsilcisince belirtildiği, inceleme elemanının da bu durumun kur farkından kaynaklandığını mükellefin beyanları doğrultusunda kabul ettiği, kur farkından kaynaklı gelir elde edildiği, elde edilen gelirlerin defter ve belgelere kayıtlı olmadığı,

kurum temsilcisinin kayıtların muhasebeci hatası nedeniyle yapılmadığını beyan etmesi dışında borç ve alacak bakiyesine yönelik herhangi bir açıklama ve iddiasının olmadığı, kur farkından kaynaklı kâr ve zararın ortaya çıktığını kabul ettikleri, böylece kayıt ve beyan dışı bırakılan gelir üzerinden davalı idarece cezalı tarhiyatların yapıldığı, söz konusu tespitlere göre yapılan işlemde hukuka aykırılık olmadığı, kurum (stopaj) vergisine gelince, davacının hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde kur farkından kaynaklı gelir elde ettiği, söz konusu geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı, kayıt ve beyan dışı gelirin ortaklara dağıtıldığı,

aksini ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içerisinde mevcut olmadığı, davalı idare tarafından davacı adına re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı kurum (stopaj) vergisine yönelik işlemde hukuka aykırılık görülmediği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120/4.maddesinde; mahsup dönemi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergi aslının terkin edileceğinin kurala bağlanmış olması ve davaya konu geçici vergi aslının mahsup süresi geçmiş olmakla terkin edilmesi gerektiğinden, davacı adına kurum geçici vergisi aslına ilişkin olarak yapılan tarhiyatta hukuki isabet bulunmadığı,

213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin değerlendirilmesinden, davacının vergi ziyaına sebebiyet veren eyleminin tekerrür hali kabul edilebilmesi için, ikinci eylemin, ilk eylem için kesilen cezanın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren vergi ziyaı suçunda beş yıl içinde işlenmiş olması gerektiği, dava konusu olayda, davacı şirketin 2010 yılındaki eylemi nedeniyle kesilen cezanın 08/03/2011 tarihinde davacıya tebliğ edilerek kesinleştiğinin anlaşılması nedeniyle,

213 sayılı Kanun'un 339. maddesi hükmü uyarınca kesilen dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; her ne kadar, mükellef kurum temsilcilerince, mükellef kurumun 120-Alıcılar Hesabının sürekli borç bakiyesi vermesinin, borç bakiyesinin genellikle artmasının, bir takım hesapların ise alacak bakiyesi vermesinin kur farkından kaynaklandığı ifade edilmişse de, bu ifadelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, gerçekten kur farkından kaynaklanmışsa, kur farkı doğuran her bir yurt dışı işlemi incelenmek suretiyle, döviz getirici işlemin yapıldığı tarih ile dövizin tahsil tarihleri arasında kur farkı oluşup oluşmadığı,

oluştuysa, ne kadarlık bir kur farkı oluştuğu ve bunun da ne kadarlık bir kur farkı geliri yarattığınının hesaplanması, bu şekilde, vergi matrahının gerçek yada gerçeğe en yakın şekilde tespiti gerekirken, kur farkı geliri getirdiği ileri sürülen işlemler yönünde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan, salt beyanlardan hareketle, matrah takdiri yoluna gidildiği görüldüğünden, olayda, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak matrah takdiri yapıldığı, bu durumda, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak belirlenen matrah esas alınarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin ve davanın kabulüne, dava konusu tekerrür hükümleri uygulanan bir kat vergi ziyaı cezalı 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi, 2012/4-6 dönemine ilişkin kurum (stopaj) vergisinin ve 2011/10-12 dönemine ilişkin kurum geçici vergisine bağlı vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Olayda re'sen takdir nedeninin oluştuğu, davacının hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporlarıyla davacı şirketin bir takım hesapları kullanmadığı, kullanılan hesapların ise sürekli olarak borç ve alacak bakiyesi verdiği, söz konusu hesapların borç ve alacak bakiyesi vermesinin nedeninin kur farkından kaynaklandığının şirket temsilcisince belirtildiği, inceleme elemanının da bu durumun kur farkından kaynaklandığını mükellefin beyanları doğrultusunda kabul ettiği, kur farkından kaynaklı gelir elde edildiği, elde edilen gelirlerin defter ve belgelere kayıtlı olmadığı, yapılan iş ve işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, davanın kabulüne ilişkin kararın hukuka uygun olmadığı ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Davacı şirketin 2011 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2011/1-12 dönemine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, 2011/10-12 dönemine ilişkin geçici verginin ve 2012/04-06 dönemine ilişkin kurum gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Dava Dairesi kararının temyizen bozulması istenilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 30. maddesinde, resen vergi tarhı; vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonlarınca ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili kimselerin düzenlediği vergi inceleme raporlarında tayin edilen matrah ya da matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra aynı maddenin 2. fıkrasının 4. bendinde, defter kayıtlarıyla bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan,

usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması haliyle 6. bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hali re’sen vergi tarhı sebepleri arasında sayılmış, 341. maddesinde vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi olarak tanımlanmış olup, 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyasına sebebiyet verildiği hallerde,

mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği düzenlenmiştir.

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6.maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, ziraî faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetinden doğan kazançlarının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkra hükmünün de dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.

Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisine yönelik düzenlenen Vergi İnceleme Raporunun incelenmesinden; mükellef kurumun 2010 ve 2011 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda 340-Alınan Sipariş Avansları Hesabına herhangi bir kayıt yapmadığının, 2010 yılı hesap döneminde 646-Kambiyo Karları ve 656-Kambiyo Zararları Hesabına herhangi bir kayıt yapmadığının tespit edildiği, 2011 yılı için kambiyo karları ve zararları hesabına yapılan kayıtta ise kambiyo zararları hesabının alacak bakiyesi verdiği,

söz konusu hesaplarının neden kullanılmadığının sorulması üzerine mükellef temsilcisinin muhasebeci hatasından kaynaklı hesapların kullanılmadığını beyan ettiği, ayrıca kendilerinin genellikle peşin olarak ticari faaliyette bulundukları, öte yandan mükellef kurumun 120-Alıcılar Hesabının sürekli borç bakiyesi verdiği, borç bakiyesinin genellikle arttığı, bir takım hesapların ise alacak bakiyesi verdiği, mükellef kurum temsilcilerince bu durumun kur farkından kaynaklandığının ifade edildiği,

mükellef kurum temsilcilerinin beyanları doğrultusunda kur farkından kaynaklı elde edilen gelir üzerinden dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının önerildiği, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden 2011 yılı geçici vergi, yine davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden 2012 yılı kurum stopaj vergisi tarhiyatının önerildiği görülmüştür.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirket temsilcilerinin tespit edilen hataların nedeninin kur farkından kaynaklandığını belirtmeleri, inceleme elemanının da mükellefin beyanları doğrultusunda ortaya çıkan kur farkından kaynaklı elde edilen gelirlerin yasal defter ve beyanlarına yansıtılmadığının tespiti üzerine 2011 yılında 321.401,27 TL kur farkından gelir elde edildiği, kayıtlarına intikal ettirilen kur farkı gelirlerinin 18.911,67 TL olduğu, toplam kazanç farkının 302.489,60 TL olduğu, bulunan kazanç farkı üzerinden re'sen kurumlar vergisi, kurum geçici vergi ve 2012 yılı için kurum stopaj vergisi tarhiyatı yapılmasının önerildiği,

önerilen miktarlar üzerinden dava konusu tarhiyatların yapıldığı, kayıtların neden yapılmadığına ilişkin mükellef kurum temsilcisinin muhasebeci hatasından kaynaklandığını beyan etmesi dışında herhangi bir açıklama ve iddiasının olmadığı, söz konusu tespitlere göre yapılan işlemlerde hukuka aykırılık, davacı şirketin kanuni temsilcilerinin beyanlarını delil olarak yeterli görmeyen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2018/7009, K. 2022/1853, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2018/7009
Karar No
2022/1853
Tarih
28 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2018/7014 K.2022/1518
  • Danıştay 4. Daire E.2018/7024 K.2022/1415
  • Danıştay 4. Daire E.2018/7025 K.2022/1551
  • Danıştay 4. Daire E.2018/7030 K.2022/1841
  • Danıştay 4. Daire E.2018/7045 K.2022/1829
  • Danıştay 4. Daire E.2018/7059 K.2022/1240

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.