KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/7974 E., 2022/3289 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/7974
- Karar No
- 2022/3289
- Temyiz eden (davacı)
- … Yatırım Holding Ortaklığı A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2015 yılında gerçekleştirdiği iştirak hissesi satışından kaynaklanan zararın % 75'ine tekabül eden 12.087.203,00 TL'sinin gider olarak dikkate alınmaması sebebi ile ihtirazi kayıtla verilen 2015 dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde ihtirazi kayıt dikkate alınmaksızın yapılan tahakkukun buna ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazançların %75 lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu, iştirak hissesi için yapılan giderlerin veya satışından doğan zararların kurum kazancından indirilemeyeceği Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5.maddesinin 3.fıkrasında açıkça hüküm altına alındığı, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin olarak yapılan giderlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesinin olanaksız olduğu,
davacı şirketin iştirak hissesi satışından kaynaklanan karın, gider olarak beyan edilerek vergiye konu edilmemesi karşısında oluşan zararın da kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmaması suretiyle tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf istemine konu kararın, davanın esasına ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, mahkeme kararının davacı aleyhine hükmedilen 1.510,00 TL vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden ise.
02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesisinin İkinci Kısım Birinci Bölümünde, vergi mahkemelerinde takip edilen konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmalı dava ve işler için maktu vekalet ücretinin 1.430,00 TL olarak belirlendiği, kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin yukarıda yazılı bölümü uyarınca 1.430,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.510,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine,. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davalı idare vekili lehine 1.430,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine, istinaf başvurusunun vekalet ücreti dışında kalan kısımları yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Kurumlar Vergisi 5/1-e maddesinde yer alan iştirak hissesi satış kazancı istisnasının tamamen ihtiyari olduğu, davacının istisnayı uygulamayı tercih etmediği ve istisnanın hiçbir şartını da sağlamadığı, satıştan kazanç elde edilmediği için kazancın fona alınması şartının ve yeni iştirak hissesi almama şartının sağlanmadığı, iştirak hisse satış zararının indirilemeyeceğine ilişkin kanunda hiçbir açık hüküm bulunmadığı aksine indirilebileceğine dair idarenin geçmiş tarihli muktezasının bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/7974, K. 2022/3289, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama