KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1594 E., 2022/4765 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/1594
- Karar No
- 2022/4765
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Tıbbi Malzeme Gıda İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ödeme emri içeriği re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezaların asıl borçlu şirketin 2010 yılı defter ve belgelerinin ibraz edilmemesi fiilinden kaynaklandığı, davacının ise defter ve belgelerin istendiği 2013 yılında kanuni temsilci sıfatını haiz bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu defter ve belgelerin ibraz edilmemesinde kusuru bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; asıl borçlu şirketin ortağı tarafından açılan ve ...
Vergi Mahkemesinin …,… esaslarında kayıtlı bulunan dosyalarda, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarını içeren ve şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin olarak Mahkemece 16/02/2018 tarihli ara kararıyla bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, davalı idarece verilen 14/03/2018 tarihli cevapta, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve şirketin bilinen adresinde tebliği mümkün bulunmayan ödeme emirlerinin ilanen tebliğ işlemlerine henüz başlanılmadığının belirtildiği,
dava dosyasında da asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiğine ilişkin belge bulunmadığı, dolayısıyla asıl borçlu şirket adına amme alacağı kesinleşmeksizin kanuni temsilci sıfatıyla davacının takibine başlandığı, bu durumda, asıl borçlu şirket adına amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştiği ortaya konulmadan, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde yürütülen takip işlemleri sonucunda şirketten tahsil olanağı kalmadığı anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/1594, K. 2022/4765, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama