KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/163 E., 2022/4174 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas No
- 2019/163
- Karar No
- 2022/4174
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …Turizm Otomotiv İnşaat Hayvancılık Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Tetkik hâkimi
- …
- Düşüncesi
- Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticaret şirketleri ticaret siciline tescil ve ilan ile tüzel kişilik kazanmakta, ana sözleşmelerinde yazılı işletme konularında haklara ve borçlara sahip olmakta, organları tarafından temsil edilmekte, şirketin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bu durumun ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesiyle tüzel kişilikleri de sona ermektedir.
Bu düzenlemelere göre, sermaye şirketinin borçlu kılınabilmesi tüzel kişiliğini kaybetmemiş olmasına bağlıdır. Tasfiyesi tamamlanarak bu husus ticaret siciline tescil edilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin haklara sahip olması ve borçlu kılınması mümkün bulunmadığından, esasen adına tarhiyat yapılmasının hiç bir hukuksal sonuç doğurmayacağı gibi kanuni organları aracılığıyla temsil edilebilen şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, organların bu sıfatının da sona ermesine yol açacağından, yargı yerlerinde temsil edilmesi de olanaksızlaşır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği hususunun 19/10/2015 tarihinde ilan edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine davacı şirket tarafından 21/11/2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; hiçbir hukuksal sonuç doğurmayan işlemlerin idari davalara konu edilmesi olanaksız olup, idari davaya konu edilemeyecek bir işlemin hukuka uygunluğu da incelenemeyeceğinden, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/163, K. 2022/4174, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama