KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1733 E., 2021/6991 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2021
- Esas No
- 2019/1733
- Karar No
- 2021/6991
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Petrol Ticaret ve İnşaat Sanayi Ltd. Şti.'nin vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin, 2011/07-09 ve 10-12 dönemleri yargı harcı ve vergi ziyaı cezalarını. 2011/01-12 dönemi, kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve yargı harcını.
2011/09, 10 dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcını içerdiği, söz konusu amme alacakları için öncesinde ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından belirtilen ödeme emrine karşı açılan davada ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilerek ödeme emrinin iptal edildiği, davalı idarece istinaf yoluna başvurulması üzerine ...
Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesince işin esasına girilmek suretiyle ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiğinin görüldüğü, bu haliyle dava konusu ödeme emrinin mükerrer düzenlendiği anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemelerine istinaden re'sen cezalı tarhiyatlar yapıldığı, açılan davalarda ret kararı verilmesi üzerine mahkeme kararları uyarınca iki nolu bildirim ihbarnamelerinin düzenlendiği, akabinde vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği, yapılan mal varlığı araştırmasında amme alacağını karşılayacak herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı, bu haliyle tahsil edilemeyen amme alacaklarının şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz başvurusunda sunulan belgelerin kendisiyle bir alâkasının bulunmadığı, idarece sunulan belgelerin kendi iç yazışmalarına ait olduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan tescil ve ilanlara karşı herhangi bir delil niteliği taşımayacağı, asıl borçlu şirkette kanuni temsilci sıfatını haiz olunmadığı, hisselerini resmi olarak devrettiği, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, amme alacaklarının şirketten tahsil olanağının kalmadığının ortaya konulmadığı, vergi borçlarının zaman aşımına uğradığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/1733, K. 2021/6991, 22 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama