KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2271 E., 2021/3068 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2021
- Esas No
- 2019/2271
- Karar No
- 2021/3068
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, davacı şirketin 2012 döneminde verdiği katma değer vergisi beyannamelerinde iade edilmesi istenilen katma değer vergisi tutarının tamamının sahte belge olarak düzenlendiği belirlenen yurt dışı satış faturalarından kaynaklandığı tespitlerine istinaden 2012/3 döneminde iade edilebilir katma değer vergisi olarak gösterilen tutarın reddedilmesine ilişkin işlem ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352/I-3. maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezası ve 353/1. maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, Türkiye'de ikamet etmeyen ve yurtdışına götürmek üzere tekstil eşyası satın alan yolculara/turistlere eşya satan satıcılar tarafından herhangi bir özel fatura düzenlenmediği, ya yolcuların faturasız olarak yurt içindeki satıcılardan satın aldıkları ve ... - ... Dış Ticaret, ... Tekstil ve ...
Dış Ticaret adlı iş yerlerinde toplanarak buradan yurtdışına gönderilen kargo malı diye tabir edilen eşyalar için stok fazlası eşya bulunan firmalardan komisyon karşılığında sahte fatura temin ettikleri ya da yolcuların/turistlerin satın aldıkları kargo eşyası diye tanımlanan eşyaları için satıcılar tarafından fatura düzenlenmekle birlikte bu faturaların özel fatura şeklinde bu yolcular adına değil de kargoculuk yapan ... - ... Dış Ticaret, ... Tekstil ve ...
Dış Ticaret adına tedarikçi faturası şeklinde düzenlendiği, her iki durumda da gümrük idaresine herhangi bir özel fatura ibraz edilmediği, beyannameler içinde gümrük idaresine sahte tedarikçi faturalarıyla altyapısı sağlama alınan sahte ihracatçı faturaların sunulduğu ve bunlara dayanak açılan gümrük çıkış beyannameleri kapsamında ihracatın gerçekleştirildiği böylece yapılan ihracatların yurtiçindeki firmaların yurtdışındaki firmalara satış yaptığı normal ihracat şeklinde gösterildiği ve gümrük idaresinin yanıltıldığı, bu şekilde haksız olarak katma değer vergisi iadesi alındığı anlaşıldığından,
davacının 2012/Mart dönemi katma değer vergisi iade talebinin reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık, 213 sayılı Kanunun 352/I-3 maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezası bakımından, davacı şirketin katma değer vergisi iadesi alabilmek için sahte faturaları yasal defterlerine kaydettiği, söz konusu durumun yukarıda yer verilen gerekçemizde de ortaya konulduğu dolayısıyla yasal defter ve kayıtların vergi matrahını doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan ve usulsüz olması nedeni ile hukuka aykırılık, özel usulsüzlük cezası bakımından ise,
cezayı gerektiren fiilin gerçekleştiği hususunda somut tespit bulunmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davacı tarafından, mahkemenin tespitinin hukuka aykırı olduğu, şirketin faaliyetinin kargoculuk olarak nitelendirilemeyeceği, ihracatın gerçekten gerçekleştirildiği, gümrükten mal çıkışının olmadığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, alımlarının sahte belge ile belgelendirildiği yolundaki gerçeğe aykırı olduğu, hakkında yapılan suç duyurusunda beraatine karar verildiği, kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, davacı şirketin 2012 döneminde verdiği katma değer vergisi beyannamelerinde iade edilmesi istenilen katma değer vergisi tutarının tamamının sahte belge olarak düzenlendiği belirlenen yurt dışı satış faturalarından kaynaklandığı tespitlerine istinaden iade edilebilir katma değer vergisi olarak gösterilen tutarın reddedilmesine ilişkin işlem ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352/I-3. maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezası ve 353/1. maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, verilen kısmen kabul kısmen ret kararının taraflarca temyizi istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, ... Dış Tic. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden, anılan firmanın ilgili yılda başka kişilerle olan ticari ilişkilerine ilişkin çok sayıda fiziki ve teknik telefon kaydının bulunduğu tespitlerinden yola çıkılarak sahte belge düzenleyen bir firma olduğu sonucuna ulaşılsa da, bu raporda; yapılan yoklamalarda iş yerinde ortalama 2-5 arası işçinin çalıştığı, firmanın vergi borçlarının tamamını ödediği, Ba-Bs analizinin tetkikinden ise beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu tespitlere göre davacının KDV iade talebinin reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı düşünüldüğünden davanın bu kısmına ilişkin verilen ret kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/2271, K. 2021/3068, 8 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama