KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2797 E., 2022/5936 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/2797
- Karar No
- 2022/5936
- Temyiz eden (davacı)
- Tasfiye Halinde ... İnteraktif Reklam Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı ... Başkanlığı
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, aracılık yaptığı reklamların vergi mükellefiyetleri bulunmayan gerçek kişilere ait internet sitelerinde yayımlanması nedeniyle bu kişilere yapılan ödemeler üzerinden tevkif edilen 2009 yılı için 160.034,85 TL gelir vergisinin iade edilmesi istemiyle Maslak Vergi Dairesine yapmış olduğu başvurunun reddi üzerine, şikayet başvurusunun da zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından, düzeltme - şikayet müracaatında ve dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümlerinin yorumlanmasını ve böylelikle olayın gerçek mahiyetini ortaya koymak bakımından işin esası incelenerek bir değerlendirme yapılmasını gerektirdiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 117 ve 118. maddesinde açıklanan hesap ve vergilendirme hataları kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple şikayet başvurusunun zımnen reddi yolunda tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, reklamların vergi mükellefiyetleri bulunmayan gerçek kişilere ait internet sitelerinde yayımlanması nedeniyle yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmasının söz konusu olmadığına ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığınca özelge verildiği, özelge verilirken ödeme yapılan kişilerin tamamının vergi dairesince incelendiği, ayrıca ödeme yapılanlara ait bilgilerin, vergi inceleme raporu yerine geçen YMM raporu de tespit edildiği, ödemelerin gelir vergisi kesintisine tabi olmadığına dair özelgeye rağmen kaldırılmasının hukuk devletinin bir gereği olduğu, ortada açık bir vergi hatası olduğu, mahkeme kararının Anayasanın eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Davacı vergi sorumlusu sıfatıyla, gider pusulalarına istinaden vergi mükelleflerine yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapmış olup, iade hakkı vergi mükellefi olanlara ait olduğundan, davacının iade hakkı olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, bakılmakta olan bu dava dosyası ile ... Vergi Mahkemesi'nin ... sayılı esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de, bahse konu Mahkeme tarafından verilen E...., K.... sayılı kararın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E.... , K.... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istem yerinde görülmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/2797, K. 2022/5936, 31 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama