KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2895 E., 2022/8399 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/2895
- Karar No
- 2022/8399
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Turizm İşletmeleri Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, iştirakçisi olduğu ... Vakfı'na ödenen işveren katkı payı ödemelerinin ücret mahiyetinde ve gelir vergisi tevkifatına tabi olduğundan bahisle, 2010/1-12 dönemleri için ikmalen tarh edilen gelir (stopaj) vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından vakfa yapılan iştirak payı ödemesinin, vergi alacağının doğduğu ödemenin yapıldığı tarih itibariyle şirket çalışanlarına aktarılmadığı, emeklilik koşulları oluşmadan vakıftan ayrılan çalışanlara ise işveren katılım payı ödemesinde bulunulmadığı ve yapılan ödeme üzerinde ödemenin yapıldığı tarih itibariyle çalışanların hukuki ve fiili tasarrufunun bulunmadığı, bu nedenlerle davacı şirket tarafından çalışanlarına dolaylı olarak sağlanan menfaatin ücretin tüm unsurlarını taşımadığı, davacı şirket tarafından, ...
Vakfı'na yapılan iştirak payı ödemelerinin, çalışanlar açısından ücret niteliği taşımadığı, dolayısıyla gelir vergisi tevkifatına tabi olmadığı anlaşıldığından, davacı şirket adına yapılan gelir (stopaj) vergisi tarhiyatlarında yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, öngörülebilirliğin, 2013 tarihli Danıştay Daire Kararlarıyla sağlandığı nazara alındığında; öngörülebilirliğin bulunmadığı 2010 takvim yılına ilişkin olarak davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/2895, K. 2022/8399, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama