KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/298 E., 2022/4580 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2022
- Esas No
- 2019/298
- Karar No
- 2022/4580
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul ticareti dolayısıyla elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle, re'sen tarh edilen 2013/5 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2001 yılında iktisap ettiği taşınmazını, hasılat paylaşımı ortaklığı ve inşaat yapım sözleşmesi ön protokolü uyarınca devretmiş olduğu, bu durumda, davacının ilgili yılda başka bir satışının olmaması,
2010 ila 2014 yılları arasında herhangi bir taşınmaz alışının da olmaması ile birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından hissedarı olduğu ve uzun bir süre önce iktisap edildiği görülen taşınmazın hasılat paylaşımı ortaklığı ve inşaat yapım sözleşmesi ile anılan firmaya devredilmesi sonucu elde edilen gelirin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı dolayısıyla devamlı suretle gayrimenkul alım satım faaliyeti ile meşgul olmadığı kanaatine varılan davacı hakkında,
ticari kazanç elde ettiğinden bahisle tarh dosyasının takdire sevk edilmesinde ve takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerekitği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/298, K. 2022/4580, 5 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama