KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3486 E., 2022/8615 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/3486
- Karar No
- 2022/8615
- Temyiz eden (davacı)
- … Elektrik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2012/8 ve 9. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı Galata Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından, cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı Galata Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre, çalışanı, adına kayıtlı aracı, deposu, şubesi bulunmayan mükellefin, işyeri kapasitesi, donanımı ve yoklamalarda tespit edilen emtia mevcudunun, beyan edilen çok yüksek tutarlı ciroları elde etmesini ve davacıya oldukça yüksek tutarlı satış gerçekleştirmesini mümkün kılacak yeterlikte bulunmadığı,
çok yüksek tutarlı ciro beyan eden mükellefin, çıkan cüzi tutarlı vergileri dahi ödemekten imtina ettiği, yüklü tutarda vergi borcu bulunduğu, milyonlarca lira tutarında ciro beyan eden mükellefin defter-belgelerini incelemeye ibraz etmediği, mükellefiyetinin resen terkin tarihinden sonra dahi yüksek tutarlı fatura düzenlemeye devam ettiği, alış gerçekleştirdiği çok sayıda mükellef hakkında, faturalarının taklit edildiği ya da sahte fatura düzenledikleri yönünde rapor bulunduğu,
bildirdiği bazı alışların satıcılarınca teyit edilmediği hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından adı geçen mükelleften alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idarece detaylı inceleme, araştırılma ve karşıt inceleme yapılmaksızın sadece vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle cezalı tarhiyatların gerçekleştirildiği, davalı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, sahte belge kullanıldığı hususunun somut olarak ortaya konulamadığı, fatura alınan mükellef hakkındaki raporda faaliyetin olmadığına yönelik olarak somut ve açık tespitlere yer verilmediği, alımların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı, tüm mal alımlarını çek ile ödendiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığından temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/3486, K. 2022/8615, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama