KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4085 E., 2020/3372 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
- Esas No
- 2019/4085
- Karar No
- 2020/3372
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek kabule ilişkin hüküm fıkrasının davalı idarece bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporu doğrultusunda 2010 yılı için tanzim edilen vergi inceleme raporlarına istinaden, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ve yurt dışı satışlarından elde ettiği hasılatı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle re'sen tarh edilen 2010 yılı gelir vergisi ve 2010/1-3 dönemi geçici vergi, üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ve sahte fatura kullandığından bahisle 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarında yer alan tespitlerin incelenmesinden, davacının komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ve yurt dışı satışlarından elde ettiği hasılatı kayıt ve beyan dışı bıraktığı anlaşıldığından, anılan gerekçelerle re'sen tarh edilen gelir vergisi ve üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık, mahsup süresi geçen geçici vergi ile somut bir tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına yasal mevzuat çerçevesinde tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergi aslının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/4085, K. 2020/3372, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama