KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4517 E., 2022/4705 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/4517
- Karar No
- 2022/4705
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin önce şirketin bilinen adresinde tebliğe çıkarıldığı, adreste tanınmadığı belirtilerek sadece posta memuru tarafından imzalanmak suretiyle tebliğ alındısının iade edildiği, daha sonra kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğin yapılamadığı hususunun mahalle muhtarı ile posta memurunun imzasıyla tespit edildiği ve bunun üzerine ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiğinin anlaşıldığı,
şirketin bilinen adresinde tanınmaması nedeniyle tebliğin iadesinin sadece posta memurunun imzasıyla yapılmasının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tebligatın yapılamadığının ne şekilde tespit edilmesi gerektiği ve tebliğ alındısının tutanak haline getirilmesine ilişkin hükümlere uygun olmadığından dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının amme alacaklarının doğduğu tarihte şirketin kanuni temsilcisi olduğu için sorumlu olduğu, yapılan işlemlerin yasaya ve usule uygun olduğu, şirketten tahsil edilemeyen alacağın davacıdan istenilmesinin hukuka aykırı olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/4517, K. 2022/4705, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama