KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4641 E., 2022/6080 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/4641
- Karar No
- 2022/6080
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sağlık Destek Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2011/1 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iade taleplerinin reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 07/11/2016 tarihli "Yeminli Mali Müşavir Özel Amaçlı Katma Değer Vergisi Tespit Raporu"nu ibraz etmek suretiyle katma değer vergisi iade talebinde bulunduğu, bahse konu raporda ayrıştırılması istenen katma değer vergisi tutarlarının açıkça ve tereddüt doğurmayacak bir şekilde belirtildiği, 23 Sıra No'lu KDV Genel Tebliği'nin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği ile davacının katma değer vergisi iadesi için başvuru yaptığı tarihten önce yürürlükten kaldırıldığı,
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nde ise alıcı ve satıcı tarafından birlikte başvuru yapılması gerektiğine ilişkin bir usulün öngörülmediği, davacı tarafından 2011 dönemine ilişkin yapılan iade talebinin, 5 yıllık zamanaşımı süresi geçirilmeden 07/11/2016 tarihinde yapıldığı,
davacının katma değer vergisi iade talebinin yazılı olarak vergi dairesi müdürlüğü kayıtlarına intikal ettiği tarihin iade başvuru tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının başvurusuna istinaden iade hakkı bulunup bulunulmadığının değerlendirilmesi gerekirken, başvurunun, faturalarda yer alan istisna olan ve olmayan kısımların ayrıştırılmadığı gibi 23 Sıra No'lu KDV Genel Tebliği hükümlerine göre iade talebinin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde alıcı ve satıcı tarafından birlikte başvuru yapılmadığı gerekçesiyle reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından iade talebi usulüne uygun yapılmadığı için idare tarafından tesis edilen iadenin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığında kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/4641, K. 2022/6080, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama