KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/467 E., 2022/6194 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/467
- Karar No
- 2022/6194
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Petrol Cihazları Elektrik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin tebliğine ilişkin; yükümlüsüne tebliğ edilemeyerek tutanak altına alınmadan tebliğ evrakının ilgili idareye dönmesi akabinde yeniden adres araştırması yapılması suretiyle tespit edilecek adresinde münasip bir süre sonra ikinci kez ilgiliye tebligatı denenmeden ve tespit edilen bu yeni adreste de tebliğ edilememe hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen şahıslar nezdinde ve kanuni şartlara uygun olarak tutanak altına alınmaksızın yapılan ilanen tebliğ nedeniyle usulüne uygun bir kesinleşmeden söz
edilemeyeceği, ayrıca ödeme emri aşamasında davacı şirketin müdürünün adresine tebliğ yapıldığının tespit edilmesine rağmen, davacı şirkete ihbarname aşamasında aynı adrese tebligat yapılamaması söz konusu olamayacağı, dolayısıyla ilanen tebliğ koşulları oluşmadan söz konusu ihbarnamenin ilanen tebligata çıkarılıp sonrasında ödeme emri düzenlenmesi ile amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyiz konusu kararda tebliğ usulüne ilişkin gerekçenin hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/467, K. 2022/6194, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama