KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5047 E., 2022/3310 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/5047
- Karar No
- 2022/3310
- Temyiz eden (davacı)
- … Elektrik Üretim Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılına ilişkin ihtirazi kayıtla verilen tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş sermaye tutarındaki nakdi sermaye artışları üzerinden ilgili mevzuatta açıklanan ilkeler doğrultusunda hesaplanan tutarın %50'sinin kurumlar vergisi matrahından indirilebileceği ileri sürülmekte ise de.
2016 yılına ilişkin yapılan sermaye artışının 360.448.036,50 TL'sinin ortaklara borçlar hesabının sermayeye ilave edilmesi suretiyle gerçekleştirilmiş olması karşısında davacının Kurumlar Vergisi Kanunun 10/1-ı maddesi uyarınca indirim hakkından yararlanabilmesi için ortaklar tarafından şirkete sağlanan sermayenin nakden sağlanması ve nakdin kredi kullanılarak ve borç alınarak temin edilmemiş olması gerektiği,
dosyanın tetkikinden ise sermaye artış tutarının 360.448.036,50 TL'sinin ortaklara borçlar hesabının sermayeye ilave edilmesi şeklinde gerçekleşmiş olması karşısında davacının beyan ettiği matraha istinaden yapılan dava konusu tahakkukun bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, Genel Kurul kararında belirtilen sermaye artışının 94.551.963,50 TL'sinin, 16/12/2016 ve 29/12/2016 tarihlerinde, …'a ait banka dekontlarından şirket ortakları olan.
Elektrik Üretim A.Ş tarafından nakden ödenmek suretiyle karşılandığı anlaşıldığından Kurumlar Vergisi Kanunun 10/1-ı maddesi gereğince sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan "Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı" dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'sinin ilgili dönem matrahından indirilmesi gerektiğinden dava konusu tahakkukun bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar, mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı, davalı idarenin istinaf başvurusu incelendiğinde davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen 2016 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen kurumlar vergisinin, sermayeye ilave edilen 94.5594.551.963,50 TL'na isabet eden kısmı, anılan tutardaki sermaye artışının, 16/12/2016 ve 29/12/2016 tarihlerinde, …'a ait banka dekontların şirket ortakları olan.
Elektrik Üretim A.Ş tarafından nakden ödenmek suretiyle karşılandığının anlaşıldığı gerekçesiyle iptal edilmiş ise de; davacı tarafından Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğüne hitaben yazılarak verilen 28/04/2016 tarihli ihtirazi kayıt dilekçesinin ve dosyada mevcut 2016 yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesinin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, davacının ortakları tarafından nakden ödenen 94.5594.551.963,50 TL sermaye artışı üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10.maddesinin 1.fıkrasının (ı) bendine göre hesaplanan faiz tutarının 2016 yılına ait kurumlar vergisi matrahının hesabında indirim olarak dikkate alındığı,
dolayısıyla bu tutar üzerenden kurumlar vergisi hesaplanmadığı, davacının ihtirazi kaydının da bu hususu kapsamadığı anlaşıldığından, mahkeme kararının buna ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin, mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının bu hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/5047, K. 2022/3310, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama