KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6065 E., 2022/6251 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/6065
- Karar No
- 2022/6251
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Dış Ticaret Taşımacılık ve Gıda Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2012/5, 12 dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından. Gıda San. Tic.
A,Ş'nin 2011/Ekim dönemi KDV iade talebinin değerlendirilmesi sonucu oluşan kontrol raporunda davacı şirketin 2010/5 ve 12 dönemlerinde KDV'li olarak mal/hizmet teslim ettiği, davacının bu tutarı kapsayacak şekilde KDV beyannamesi vermediğinin somut olarak tespit edildiği, davacı şirketin ilgili dönemde mal ve hizmet teslimini katma değer vergisi beyannamesinin "Matrah" bölümünde beyan etmediği,
davacıya eksik matrah beyanında bulunmasından dolayı beyanname vermesi daha önce beyanname verilmiş ise düzeltme beyannamesi vermesi gerektiği, beyanname vermesi gerekmiyor ise konuyla ilgili belgelerin eklenmek suretiyle detayla bilgi verilmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak davacı tarafından herhangi beyanname veya bilgi-belge verilmediğinden takdir komisyonu tarafından belirlenen matrahın davacı şirket tarafından yapılan mal ve hizmet teslimi tutarı esas alınarak yapıldığı,
takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden davalı idarece tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacıya eksik matrah beyanında bulunduğundan bahisle, beyanname vermesi, daha önce beyanname verilmiş ise düzeltme beyannamesi vermesi gerektiği, beyanname vermesi gerekmiyor ise konuyla ilgili belgelerin eklenmek suretiyle detaylı bilgi vermesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine davacı şirket tarafından verilen cevabi yazıda, 2010/5 dönemine ilişkin 72.998,79 TL matrah tutarının ilave edilecek katma değer vergisi kısmında 19.232,87 TL olarak beyan edildiği, matrahta tutar belirtilmediği,
2010/12 dönemine ait 978.998,79 TL matrah tutarının 389.040,67 TL matrah tutarı ilave edilecek katma değer vergisi kısmında 71.389,81 TL olarak beyan edildiğinden matrahta tutar belirtilmediği hususunun belirtildiği, dosyada ibraz edilen ilgili dönem katma değer vergisi beyannamelerinde davacının belirttiği şekilde beyanların yapıldığının görüldüğü, sadece beyannamenin matrah bölümünde belirtilmediğinden hareketle hesaplanan verginin beyan edilmediğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılmış olup, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile karar kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan işlemler yasal ve yerinde olduğundan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/6065, K. 2022/6251, 7 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama