KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6322 E., 2022/4711 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/6322
- Karar No
- 2022/4711
- Temyiz eden (davacı)
- … ve … Sanayi Anonim Şirketi - … Konut Müteahhitlik İnşaat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Adi Ortaklığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık tarafından, 6736 sayılı Kanun'un 5/3-a maddesi kapsamında yapılan katma değer vergisi matrah artırım bildirimine istinaden re'sen tarh ve tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin düzeltilmesine yönelik vergi dairesi müdürlüğüne yapılan başvurunun ödeme emri düzenlenmek suretiyle reddedilmesi sonrasında Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan 21/08/2017 tarihli şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
6736 sayılı Kanun'un 5/3-a maddesine göre, takvim yılı itibarıyla her bir vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini veren mükelleflerin, beyannamelerinde gösterilen hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden anılan bentte belirtilen oranlar üzerinden matrah artırımından yararlanabileceğinin belirtildiği halde, her bir vergilendirme dönemi itibarıyla ödenecek katma değer vergisi hesaplanması gerektiği yolunda açık bir düzenleme bulunmadığı,
bu hükümden yararlanabilmek için ilgili yıl tüm dönem beyannamelerinin verilmiş olması ve en az bir dönem için hesaplanan katma değer vergisinin gösterilmiş olmasının yeterli olduğunun görüldüğü, davalı idarece davacıların 6736 sayılı Kanun'un 5/3-b-3 maddesi kapsamında yapılandırmadan yararlanabileceği şeklindeki aksi yöndeki düşünceden hareketle yapılan ek tahakkukta ve şikayet başvurusunun zımnen reddi yönünde tesis edilen davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, hukuki tartışma ve yorumlarla yapılacak irdelemeyle karşılanabilecek iddialar olduklarından ve hukuki bir sorun teşkil eden dava konusu uyuşmazlığın, 213 sayılı Kanun'un 122. ve 124. maddeleri kapsamında ilk bakışta anlaşılabilecek açıklıkta bir vergilendirme hatasını içermediği, davalı idarenin düzeltme -şikayet başvurusunun reddine dair idari işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararı kaldırılarak davanını reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu olayın Kanun'un 117. maddesinde tanımı yapılmış bir hesap hatası olduğu, bu sebeple düzeltme şikayet yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı bu sebeple kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/6322, K. 2022/4711, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama