KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6853 E., 2022/4712 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/6853
- Karar No
- 2022/4712
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacının eski ortağı olduğu şirketin vergi boçları nedeniyle davacı adına kayıtlı … plakalı araca uygulanan haczin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; anonim şirketlerde kanuni temsilcilik sıfatıyla şirketi idare edenlerin şirket borçlarından sorumluluğunun söz konusu olduğu, anonim şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı takibe geçilmesine imkan bulunmadığı gibi tahsili amacıyla haciz işlemlerine girişilemeyeceğinin açık olduğundan dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 01/12/2004 ila 04/07/2005 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin 1. derece imza yetkili ihracat müdürü olarak şirketi temsil ve idareye yetkili olduğu, dava konusu haciz işleminin dayanağı davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği amme alacağından;
beyana istinaden tahakkuk eden 2004/12 ila 2005/6 dönemler stopaj vergi, 2004/12 ila 2005/5 dönemler katma değer vergisi, 2004/01-12 dönem damga vergileri, 2004/10-12 ve 2005/01-03 dönem damga vergileri ile 2005/01-12 dönem için kesilen (14/06/2005 vadeli) özel usulsüzlük cezası borçlarının beyan ve ödeme tarihlerinde davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu anlaşıldığından dava konusu haciz işleminin davacının sorumlu olduğu bahse konu dönemlere ilişkin kısmında hukuka aykırılık,
davacının kanuni temsilci olarak atandığı 01/12/2004 tarihinden öncesine ilişkin olan kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emri yada ihbarnamelerin kendisine tebliğ edilmediği, 29/06/2005 tarihinde hisselerini devrettiği bu tarihten sonra şirketin vergi borcundan dolayı aracına haciz konulduğunu öğrendiği, ancak kendisinin değil şirketin şuan ki ortaklarının sorumluluğunun bulunduğu, usul ve yasaya aykırı şekilde aracına konulan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davacının ortağı olduğu şirketin borçlarının şirketten tahsil edilememesi üzerine usule uygun şekilde otomobiline haciz konulduğu, şirketin ihracat müdürü olan davacı hakkında haciz tatbik edilebileceğinden usule ve hukuka uygun tesis edilen haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/6853, K. 2022/4712, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama