KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6867 E., 2022/5362 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/6867
- Karar No
- 2022/5362
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına düzenlenerek tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K...sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 2 nolu ihbarnamelerin 21/01/2015 tarihinde davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen dava açılmayarak kesinleştiği, tebliğ edilerek itirazsız kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir amme alacağı mevcut olduğu, vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, davacı tarafından ileri sürülen itiraz sebeplerinin yasal düzenlemede yer alan itiraz sebeplerinin hiçbirine girmediği, kesinleşmiş amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından kendisine ait bir işyerinin bulunmadığı, ortağı bulunduğu eski bir şirketten kaynaklı ise bu borçların şirketten aranması gerektiği, dava konusu ödeme emri içeriği borcun zamanaşımına uğradığı, tahsil aşamasında da tahakkuk zamanaşımının incelenebileceğinin içtihat edildiği, 213 sayılı Kanun 353/2 maddesi uyarınca ceza kesilebilmesi için emtia alıcı ve satıcısının ayrıca belgelerin içerdiği miktarın kesin olarak saptanması gerektiği, borç olsaydı dahi hak düşürücü sürelerin söz konusu olduğu ve zamanaşımının mevcut olduğu, davalı kurumun tek taraflı rapor ve beyanlarına itiraz edildiği, davacının açtığı tüm davaların getirtilerek karar verilmediği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/6867, K. 2022/5362, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama