İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2019/7530 K.2023/1468

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hayali ihracata yönelik organizasyon kapsamında, gümrükte tekstil ürünlerinin devrine ilişkin düzenlenen belgelerle, organizasyon kapsamındaki firmalara ihraç kayıtlı teslimlerine ilişkin düzenlenen belgelerin…

Esas2019/7530Karar2023/1468Tarih16 Mart 2023Okuma8 dk · 1.509 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7530 E., 2023/1468 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
16 Mart 2023
Esas No
2019/7530
Karar No
2023/1468
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı taraf (davacı)
... Giyim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.509 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hayali ihracata yönelik organizasyon kapsamında, gümrükte tekstil ürünlerinin devrine ilişkin düzenlenen belgelerle, organizasyon kapsamındaki firmalara ihraç kayıtlı teslimlerine ilişkin düzenlenen belgelerin herhangi bir mal ve hizmet teslimini içermeyen sahte faturalar olduğundan bahisle düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh edilen 2013/1-12 dönemi kurumlar vergisi, 2013/1-3, 4-6 ve 7-9 dönemlerine ait geçici vergiler ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2013 yılı hesaplarının hayali ihracata yönelik organizasyon kapsamında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda yer verilen tespitler ve bu raporda sözü geçen.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütmekte olduğu … sayılı soruşturma kapsamında yapılan operasyonlar sonucu İstanbul, Bursa, Tekirdağ ve Ankara İllerindeki muhtelif adreslerde yapılan aramalarda el konulan evrak ve belgeler üzerinde Vergi Müfettişi ... tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda davacı hakkında tespit edilen hususlar ile dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden;

... ve ... isimli şahısların usulsüz yöntemlerle ihracat taahhütlerini kapattıkları dahilde işleme rejimi kapsamında ithal ettikleri malların yurt içinde satılması üzerine organizasyon kurduklarının belirlenmesi, mükellef şirket müdürü …'ın ifadesinde;

"gerek dokuma kumaşların doğrudan ithalinde, gerekse başka firmalarca yapılan kumaş ithalinin gümrükte şirketlerine devrine ve gerekse bu malların ihraç kayıtlı satışlarına ilişkin bağlantının kurulmasında ...'in ilgilendiği" şeklindeki beyanı, mükellef şirketin defter ve belgeleri üzerinden yapılan araştırmada, ihraç kayıtlı teslimlere ilişkin düzenlenmiş bir takım faturalar üzerlerinde "İstanbul'dan iptal denildi" "... bey ile görüşüldü." veya "...-...-... iptal faturalar ... bey ile görüşüldü" gibi ibarelere rastlanılması,

kurumun ihraç kayıtlı satışlar ile bu satışlara konu dokuma kumaş alışlarını (ithal ve yurt içi) ... ve ... tarafından sevk ve idare edilen organizasyon içinde yer alan firmalardan yapması, farklı mükellefler adına tescilli malların davacı şirkete ait dahilde işleme izin belgesinin kapatılmasında kullanılması,

yurt içindeki piyasadan toplanan ve yolculara ait kargo mallarının dahilde işleme rejimi kapsamında üretilmiş işlem görmüş ürün gibi gösterilerek davacının ihracat taahhüdünün kapatılması ve buna dair mali polis tarafından yapılan tespitler, ayrıca davacı şirkete ait altı adet beyannamenin kontrolsüz ve denetimsiz olan Sarısı Sınır Ticaret Merkezi üzerinden gerçekleştirilerek, buranın ilkel ve denetimsiz olmasından faydalanılarak ihracat taahhütlerinin kapatılması,

bu sınır kapısından yapılan işlemlerin de organizasyon kapsamında yer alan firmalar tarafından yapılması hususları göz önüne alındığında davacı şirketin ... ve ... yönetimindeki organizasyon kapsamında faaliyet gösterdiği sonucuna varıldığı, diğer taraftan, işçi bildirimindeki usulsüzlükler, davacı şirketin belli bir üretim bandının mevcut olmasına karşın üretim kapasitelerinin milyonlarca TL tutarına ulaşılabilecek bir büyüklüğünün olmaması, davacının yurt dışı satışlarının olmadığı 2008 yılındaki elektrik tüketimi ile,

yurt dışı satışlarının olduğu ve bu satışlardan kaynaklı cirolarının yaklaşık olarak 10 kat arttığı 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarındaki elektrik tüketimlerinin hemen hemen aynı olması ve anılan yıllardaki artan ciroya paralel olarak elektrik tüketiminin artmaması, buna bağlı olarak yurt dışı satışlara konu üretimin söz konusu yıllardaki elektrik tüketimi ile yapılmasının mümkün ve makul olmaması, davacı şirket temsilcisi tarafından 2009 yılındaki satışların fazlalığına yönelik olarak getirilen izahın diğer yıllar için eksik ve yetersiz kalması,

ayrıca çalışan işçi sayısının çok fazla olmasına karşın gelir (stopaj) vergilerinin ve SGK primlerinin ödenmemesi, yine çalışanlardan alınan ifadelerde ve SGK'ya yapılan şikayetlerde işçilerin başka yerde çalışmalarına karşın davacı şirkette çalışıyor göründüklerini belirtmeleri, davacı şirketin ödeme süresi geçmiş büyük tutarlarda vergi borçlarının bulunması, şirket bilançosunda 120-Alıcılar ve 320-Satıcılar hesabının çok büyük tutarlarda alacak veya borç kalanı verdiğinin görülmesine karşın yıllar itibariyle bu alacakların tahsil edilmemesi ve bu borçların kapatılmaması, bu durumun iktisadi ve ticari hayatın olağan akışına ters olması,

davacı şirketin defter ve kayıtlarından organizasyon kapsamında bulunan firmalardan yaklaşık 3,5 milyon TL'lik tahsilatını … tarih ve … yevmiye numarası ile 100-Kasa hesabıyla yaptığı tespit edilmiş olup, bu denli yüksek tutarın banka kanalıyla ödenmemesinin iktisadi ve teknik icaba uygun olmaması, davacı şirketin ihraç kayıtlı mal tesliminde bulunduğu firmalarla ilgili olarak düzenlenen raporlarda, söz konusu şirketlerce sahte fatura düzenlendiği ve yapılan ihracatların hayali olduğuna ilişkin tespitlere yer verilmiş olması hususları göz önüne alındığında; davacının gümrükte devir yoluyla aldığını beyan ettiği satışların gerçek olmadığı,

gerçekte organizasyona dahil diğer firmalarca ithal edilen emtiaların gümrükte davacıya devredilmiş gibi gösterilerek DİİB kapsamında vergi ödemeksizin ülkeye sokulduğu ve bu firmalarca sonrasında yurt içinde satıldığı,

diğer taraftan davacının doğrudan ithal ve devir yoluyla DİİB kapsamında aldığı bu kumaşlara ait ihracat taahüüdünün kumaşların dahilde işlenmiş ve organizasyona dahil ihracatçı firmalara ihraç kayıtlı olarak satılmış gibi gösterilmek ve/veya yurt içindeki piyasadan toplanan ve yolculara ait kargo mallarının dahilde işleme rejimi kapsamında üretilmiş işlem görmüş ürün gibi gösterilmek suretiyle ihracat taahhüdünün usulsüz bir şekilde kapatıldığı, bu suretle davacının DİİB kapsamında üretim yapıyormuş gibi görünerek haksız yere gümrük avantajlarından ve ihracat teşviklerinden yararlandığı,

aslında davacı tarafından gerçekte bu kadar üretimin yapılmadığı, gerçekte gümrük ve anti damping vergilerinden muaf olarak getirilen bu kumaşların davacı şirketçe yurt içinde satıldığı, davacının esas faaliyet konusunun tekstil firmalarına fason üretim yapmak olduğu, ihraç kayıtlı olarak yapılan satışlara ilişkin düzenlenen faturaların gerçek bir emtia ticaretine dayanmadığı,

söz konusu faturaların anılan organizasyon kapsamında komisyon karşılığı düzenlendiği ve elde edilen komisyon geliri nedeniyle cezalı tarhiyat yapılması gerektiği sonucuna varılmışsa da yerleşik Danıştay içtihatlarıyla kabul edildiği üzere, sahte fatura nedeniyle elde edilen komisyon geliri, satış hasılatının %2'si kadar olacağından, dava konusu olayda %5 olarak uygulanmasını gerektirir somut tespit ya da veri de bulunmadığından,

davacının sahte olarak düzenlediği bilgisine yer verilen faturalara konu satış hasılatının %5'i oranına isabet eden kısmı üzerinden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatın, %2'sine tekabül eden kısmında hukuka aykırılık, bunu aşan kısımlarında ise hukuka uygunluk bulunmadığı, uyuşmazlık konusu geçici verginin mahsup dönemi geçmiş bulunduğundan dava konusu geçici vergi aslı tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı,

öte yandan geçici vergiye bağlı olarak vergi ziyaı cezası uygulanması yukarıda belirtilen Kanun maddelerine uygun ise de, geçici vergi yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olduğundan ve müstekâr hale gelen Danıştay kararlarında da bu tür olaylarda asgari ceza haddinin uygulanmasına işaret edildiğinden %5 komisyon geliri oranında hesaplanan geçici vergiye bağlı olarak üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının; %2 oranına tekabül edecek şekilde, bir kat olarak uygulanması gerektiği, davacı adına tekerrüre dayanak alınan cezanın.

2012/6 dönemine ilişkin olarak kanuni süresinden sonra katma değer vergisi beyannamesi verilmesi nedeniyle kesildiği, kesilen cezanın 24/08/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, davacının elde ettiği komisyon gelirinin organizasyon kapsamında alınan risk ve bu belgelerin kullanılmasından sağlayacağı kazanç dikkate alındığında %5'lik oran üzerinden hesaplanmasının doğru olacağı, geçici vergi üzerinden üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezaları ve cezalara uygulanan tekerrür hükümlerinin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkraları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın temyize konu hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının geçici vergi aslının kaldırılması dışındaki hüküm fıkralarının oybirliğiyle, geçici vergi aslına yönelik hüküm fıkrasının ise Üye Hasan ŞAHİN ve Üye Adil MEMİŞ'in karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2023 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.

Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkca belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.

Bu durumda, ihtilafın geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden "incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle daire kararına bu yönden katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2019/7530, K. 2023/1468, 16 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2019/7530
Karar No
2023/1468
Tarih
16 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2019/7541 K.2023/1232
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7544 K.2023/1385
  • Danıştay 10. Daire E.2019/7554 K.2023/1378
  • Danıştay 12. Daire E.2019/7579 K.2023/1054
  • Danıştay 4. Daire E.2019/7643 K.2023/1421
  • Danıştay 12. Daire E.2019/7657 K.2023/1496

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.