KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8100 E., 2022/5669 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/8100
- Karar No
- 2022/5669
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Madeni Yağları Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarihli ve …, …, …, ..., … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 27/05/2010 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilen ...
Madeni Yağları Ticaret Limited Şirketi'nin kurucu ortaklarından olduğu, 12/07/2010 tarihi itibariyle kanuni temsilcisi olduğu şirketten 16/08/2013 tarihinde paylarını devrederek ayrılmasıyla ortaklık ve kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği, ancak 02/02/2014 tarihinde tekrar hisse alımıyla asıl borçlu şirketin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, 2010 ila 2017 yıllarına ilişkin muhtelif amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil olunamayacağının anlaşılması üzerine, ilgili dönemlerde kanuni temsilci olması nedeniyle davacı adına uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği,
dava konusu … tarihli …, … ve … sayılı ödeme emirlerine konu vergi alacaklarının vergilendirme dönemlerinde, tahakkuk eden vergilerin ödenmesi gereken vade tarihlerinde davacının kanuni temsilci sıfatının bulunduğu anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmadığı, … ve … sayılı ödeme emirleriyle ilgili ise 16/08/2013 ile 02/02/2014 tarihleri arasında davacının kanuni temsilci sıfatı bulunmadığından,
… ve … sayılı ödeme emirlerindeki dönemleri veya vade tarihleri 09/2013, 10/2013, 11/2013, 12/2013, 01/2014 dönemlerine rastlayan vergi alacaklarının davacıdan tahsili mümkün olmadığından hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu … ve … sayılı ödeme emirlerinin, dönemleri veya vadeleri 09/2013, 10/2013, 11/2013, 12/2013, 01/2014 dönemlerine rastlayan vergi alacaklarına ilişkin kısımları yönünden hukuka uyarlık, … ve … sayılı ödeme emirlerinin kabul edilen kısımları dışındaki kamu alacakları ile …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALAR
Davalı idare tarafından, davacının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 19/07/2010 tarih ve 7609 sayılı ilanından görüleceği üzere 10 yıl süreyle şirket müdürü olduğu, 18/02/2014 tarih ve 8510 sayılı ilanla ise yine 10 yıl süreyle şirket müdürlüğüne atandığı görüldüğünden dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan sorumlu olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/8100, K. 2022/5669, 17 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama