KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8530 E., 2022/123 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2022
- Esas No
- 2019/8530
- Karar No
- 2022/123
- Temyiz eden (davacı)
- … Dış Ticaret Hizmetleri Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2010/1 ve 4 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu olayda, katma değer vergisi tarhiyatına dayanak alınan kurumlar vergisi tarhiyatının Mahkemelerinin …. esasında açılan davada … tarih ve … sayılı kararla hukuka uygun bulunarak davanın reddedildiği anlaşıldığından vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihracat işlemlerinin gerçekten yapılmayıp, usulsüz beyanlarla yapılmış gösterildiği ve gümrük memurları şifrelerinin ele geçirilerek onaylandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davacının reel para akışı, milyonlarca dolarlık yıllara sari mal alımı dekontları, yurt içi mal alımları ve yurt dışı mal satışlarına dair dekontlar,döviz alım belgeleri, ihracat beyannamesi, faturalar, ihracat bedellerinin yurt dışından davacıya ödendiğine dair dekont dökümleri ile ihracat yaptığı hususunun resmi evraklarla ve Gümrük İdaresinde emtia muayenesi ile sabit olduğu,
mahkemece delillerin toplanması talepleri karşılanmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği,.
Gümrük Müdürlüğünden alınan 2008,2009,2010,2011 yıllarına dair beyanname ile reel ihracat firması olduklarının kanıtlandığı, Gümrük İdaresinden kırmızı hattan, sıkı kontrol şartlarından geçerek Türk İhracat mevzuatına uygun olarak işlemlerinin gerçekleştirildiği, kötüniyetle hazırlanan raporla; gümrük memurlarının e-imzaları kırılarak ihracat evrakı oluşturulduğu gibi gerçek dışı iddialarla işlem yapıldığı oysa davacı hakkında elektronik şifre çalmak suçlamasıyla şikayet ve açılmış ceza davası olmadığı,
gümrük memurunun ifadelerinden asılsız ve dayanaksız suçlamalarla yapılan işlemler nedeniyle faal ve gerçekten ihracat yapan 10 ila 20 arası işçisi olan, 3 katlı binada faaliyet gösteren, mal ve hizmet üreten firma oldukları, kendilerine mal veren tedarikçi alt firmaların bir çoğu hakkında sahte fatura düzenlemediklerine dair mahkeme kararları bulunduğu, 2-3 yıl zarfında yurt dışı alıcılarınca taraflarına 15.547.298,78 TL lik ihracat bedeli alışına ilişkin 131 tane nakit dekontu, ihracat beyannamesi,
döviz alım belgesi ve faturası sundukları dolayısıyla sahte belge organizasyonu merkezinde bir firma olmadıklarının ispatlandığı belirtilerek İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve mahkeme kararının dördüncü paragrafında yer alan " 2017/1 ve 4" ibaresi, "2010/1 ve 4 " olarak düzeltildikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/8530, K. 2022/123, 13 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama