KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9433 E., 2021/8082 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Esas No
- 2019/9433
- Karar No
- 2021/8082
- Temyiz eden (davacı)
- …Deri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi müfettişinin yazısına dayanılarak takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2011/12 dönemine ilişkin tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı Davutpaşa Vergi Dairesi mükellefi … Tekstil Tur. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, vergi borcunun zaman aşımına uğradığı, takdire sevkin işleyen zaman aşımını durdurmayacağı, vergi matrahının tespitine dayanak teşkil edecek hiçbir belge bulunmadığı, takdir komisyonunun KDV tutarlarını reddetme yetkisini haiz olmadığı, Vergi Mahkemesi kararının hatalı gerekçeye dayandığı, somut uyuşmazlığa ilişkin emsal yargı kararlarının mevcut olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davacı hakkında vergi incelemesi yapılmadığı, sahte olduğu iddia olunan faturaların yasal defterlere kaydedilip kaydedilmediği hususlarının araştırılmadığı, dayanak alınan yazıda defter belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle inceleme yapılamadığının belirtildiği, yasal defter ve belgelerin inceleme için ibraz edilmemesi halinin de Kanunda re'sen takdir nedeni olarak sayıldığı, ancak bu konuda herhangi bir eleştiri yapılmadığı, davacının ilgili dönemde verdiği katma değer vergisi beyannamesindeki hesaplanan, indirilecek, ödenecek KDV tutarları v.s tespit edilmeden matrah takdir edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu haliyle de temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesinde, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, 31. maddesinde;
takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı ve takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın takdir kararlarında bulunması gereken malumat arasında olduğu belirtilmiş, 72. maddesinde takdir komisyonlarının kuruluşu, 74. maddesinde komisyonun görevleri, 75. maddesinde de yetkileri belirtilerek takdir komisyonunun 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu kanunda yazılı inceleme yetkisini haiz olduğu düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Marmara Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısında; davacı hakkında inceleme yapılması amacıyla tanzim edilen defter belge yazısının ilgilinin adreste bulunmaması ve yeni adresinin de tespit edilememesi nedeniyle tebliğ edilemediği, ayrıca tarh dosyası ile GİB YBS sistemi üzerinde yapılan araştırmalarda da sahte belge kullandığına ilişkin somut verilere rastlanılmadığı,
ancak BA formu incelendiğinde, davacının 2011/12 döneminde 11 adet belge karşılığı 651.040,00 TL tutarındaki faturaları hakkında sahte belge düzenlemeden dolayı vergi tekniği raporu bulunan Davutpaşa Vergi Dairesi mükellefi. Tekstil Tur. İnş. Gıda San. Tic. Ltd.
Şti.'den aldığının tespit edildiği, bu hususun ise takdir komisyonu marifetiyle değerlendirilmesi için 09/11/2016 tarihinde davacının takdire sevk edildiği, takdir komisyonunca faturaların toplam tutarının matrah farkı olarak belirlendiği, 2011/12 dönemine ait cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamenin 10/05/2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı hakkında vergi incelemesi yapılmadığı, sahte olduğu iddia olunan faturaların yasal defterlere kaydedilip kaydedilmediği hususlarının araştırılmadığı, davacının ilgili dönemde verdiği katma değer vergisi beyannamesindeki hesaplanan, indirilecek, ödenecek KDV tutarları v.s tespit edilmediği, diğer bir ifadeyle 213 sayılı Kanun'un 31/8. maddesi dikkate alındığında takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın yapılmadan matrah takdir edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu haliyle de temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/9433, K. 2021/8082, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama