KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9477 E., 2021/3875 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2021
- Esas No
- 2019/9477
- Karar No
- 2021/3875
- Temyiz eden (davacı)
- … Gres Madeni Yağ ve Kimya Sanayi Ticaret Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tekerrür uygulanmak suretiyle üç kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2012/1 dönemine ilişkin katma değer vergisinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararına uyularak, Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarında yurtdışından ithal edilen veya değişik yöntemlerle yurt içinden temin edilen hammaddelerin (bazyağlarının) yoğunlukları dikkate alınarak inceltilmek suretiyle elde edilen ve piyasa adıyla 10 numara yağ olarak adlandırılan ve araçlarda yakıt olarak kullanılan yağın mükellef kurum adı altında tenekelenmek suretiyle satıldığı,
bu motorine ikame olarak kullanılan yağın üretimi için mükellef kurum işyerinde fabrikasının gerçekten duruma göre gece ve gündüz vardiyası şeklinde bir üretim gerçekleştirildiği, bunun için gerekli işçi, idari personel, kapasite raporlarında yer alan makine ve teçhizatların bulunduğu ve kullanıldığı, ancak YMM Üretim Raporlarında ve mükellef kurum yasal defter ve belgelerde üretildiği ve satıldığı belirtilen ürünlerin gerçekte üretilmediği ve satılmadığı, aksine piyasa adıyla 10 numara yağ olarak adlandırılan ve araçlarda yakıt olarak kullanılan bir tür yağ üretildiği ve satıldığı,
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Verginin Tecili" başlıklı 8/1 maddesinde ve bağlantılı düzenlemelere uygun üretim yapılmadığı, üretim yapıldığı izlenimini vermek amacıyla düzenlenen faturalarda "Akışkanlık Düzenleyici Müstahzar, Döküm Kalıplarına Mahsus Müstahzar, Cıvata ve Somun Gev.
Müst., Pas ve Korozyon Önleyici Müstahzar, Sentetik Tiner, Akışkanlık Artırıcı Müs. vb." isimler adı altında mamül madde satıldığına dair muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlendiği ve bu işlemlerini gizlemek amacıyla muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıldığı sonucuna varıldığından davacı şirketin beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucu doğan fark matrah üzerinden davacı şirket adına yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin olarak,
tekerrür hükmü uygulanmasının nedeni olarak davacı adına 2010/10 dönemi için kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine ilişkin olarak kesilen ve 02/02/2011 tarihi itibariyle kesinleşen vergi ziyaı cezası gösterilmiş olup 213 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan 339. maddesi hükmü gereğince cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere tekerrür uygulanması olanaklı bulunduğundan, uyuşmazlık konusu 2012/1 dönemine ilişkin katma değer vergisi için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, raporların eksik incelemeye dayandığı, fatura ve irsaliyeleri, banka dekontları, kantar fişi vs usulünce düzenlendiği, alış ve satışlarının KDV beyanlarına ve BA-BS formlarına yansıtıldığı, bazı dönemler için tekerrür hükmü uygulanmışsa da bunun yasal dayanaktan yoksun olduğu, vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesinin savunma hakkını engellediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/9477, K. 2021/3875, 8 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama