KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1318 E., 2023/1338 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Mart 2023
- Esas No
- 2020/1318
- Karar No
- 2023/1338
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Oto Cam Sanayi Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesindeki vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan %5 indirim hakkından kaynaklanan 528.217,87 TL tutarlı vergi iadesi alacağının, 2018 yılı vergi borçlarına mahsup edilmesi talebinin reddine dair … tarih … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının mahsup talebinde bulunduğu 2015/2 dönemi için 682,21 TL tutarın, dayanağı olan faturanın satıcı tarafından elektronik fatura olarak düzenlenmesi gerekirken kağıt fatura olarak düzenlenmesi nedeniyle bu tutarın idarece tenzil edilerek kalan kısmın mahsubunun gerçekleştirildiği,
bu döneme ilişkin geç ödemenin, tenzil edilen 682,21 TL tutardan kaynaklandığı anlaşılmakla, satıcı tarafından düzenlenen faturanın elektronik olarak düzenlenmemiş olmasının, davacının kusur ve sorumluluğundan kaynaklanmadığı açık olup, bu nedenle gecikmeli yapılan ödeme, vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimini engelleyici nitelikte bulunmadığı, davacının mahsup talebinde bulunduğu 2016/5 dönemi için 151,20 TL tutarın, dayanağı olan faturanın basit usulde vergilendirilen ... isimli mükellef tarafından düzenlendiği,
bu faturada yer alan katma değer vergisinin, gider veya maliyet olarak dikkate alınması gerekirken, davacı tarafından indirim konusu yapılması nedeniyle bu tutarın idarece tenzil edilerek kalan kısmın mahsubunun gerçekleştirildiği, bu döneme ilişkin geç ödemenin tenzil edilen 151,20 TL tutardan kaynaklandığı anlaşılmakla, muhasebe tekniğinden kaynaklanan bir hata sonucu oluştuğu anlaşılan gecikmeli ödeme, vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimini engelleyici nitelikte görülmediği, davacının 2015/6 dönemi katma değer vergisi beyannamesinden kaynaklanan vergi borcunun vade tarihinin 30/07/2015 olduğu, ...
Bankası Kartal Şubesinin … tarih ve … sayılı yazısında, Gelir İdaresi Başkanlığının da bilgisi dahilinde olup vergi ödeme sistemindeki teknik arızadan dolayı vergi ödemelerinin 1 gün gecikmeli olarak yapıldığının belirtildiği ve davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle de aksi ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacıdan kaynaklanmadığı anlaşılan gecikmeli ödeme, vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimini engelleyici nitelikte bulunmadığı, bu durumda, davacı tarafından 2015/2,6 ve 2016/5 dönemlerine ilişkin olarak yapılan gecikmeli ödemeler, vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimini engelleyici nitelikte bulunmadığından,
davacı şirketin 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesindeki vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan %5 indirim hakkından kaynaklanan vergi iadesi alacağının, vergi borçlarına mahsup edilmesi talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1318, K. 2023/1338, 13 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama