KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1391 E., 2022/2002 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Mart 2022
- Esas No
- 2020/1391
- Karar No
- 2022/2002
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Ticaret Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararda.
670 sayılı KHK ile yapılan düzenleme uyarınca kapatılan kurum ve kuruluşların kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülüklerini tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemek suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yetkili kılındığı, kapatılan kurum ve kuruluşların ödenecek borçları ile ilgili olarak 679 sayılı KHK ile getirilen düzenleme ile de öncelik sıralaması değiştirilerek kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçların ilk sıraya alındığı,
bu borçların, gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da belirli kılınan ilkelerin KHK'larla getirilen düzenlemelerle de korunarak öncelikle asıl borçlunun malvarlığından tahsilinin öngörüldüğü, yine asıl borçlu şirket hakkında hazırlanan … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda, anılan şirketin nakit varlıkları, alacak ve hakları, nakil araçları, taşınır ve taşınmaz varlıkları olmak üzere toplam 5.902,640,20 TL tutarında varlığının, 1.227.290,64 TL tutarında da borç ve yükümlülüğünün bulunduğunun tespit edildiği,
dolayısıyla amme alacağının tahsili için asıl borçlu şirketin malvarlıklarının düzenlemede belirtildiği şekilde emanet ve nazım hesaplarla takip edilmek suretiyle tasfiyesi sağlanmadan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Malvarlığı araştırması sonucunda OHAL kapsamında kapatılarak malvarlığı hazineye devredilen asıl borçlu şirketten tahsil olanağı kalmayan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda ödeme emrine itiraz sebeplerinin bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1391, K. 2022/2002, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama