KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/142 E., 2021/1137 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/142
- Karar No
- 2021/1137
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Makina İmalat Montaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2008/3,6,7,9,11 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ihtilaflı dönemlerde fatura aldığı mükellef hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, somut tespit bulunmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, fatura alınan dönemlerde alt mükellefin faaliyette olduğunun yapılan yoklamalarda ortaya konulduğu, iş yeri adresinde yapılan yoklamalarda önemli ölçüde ticari emtiaya rastlanıldığı, hakkında bir kısım olumsuzluklar ve uyumsuzluklar bulunsa da faaliyetinin gerçek olmadığına ilişkin somut tespit bulunmadığı, varsayıma dayalı olarak rapor düzenlendiği, sahte olduğu iddia edilen faturalardaki mal ve hizmetlerin tamamının kullanılmış olduğu hususunun vergi inceleme raporunda da kabul edildiği, alt mükellef hakkında olumsuz tespit bulunmasının sorumluluğunun taraflarına ait olmadığı, alımların gerçek olduğu,
fatura bedellerinin tamamının banka ve finans kurumları aracılığıyla ödendiği, takdir komisyonlarının KDV indirim reddi yetkisinin bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Cezalı tarhiyatlar yönünden;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın belirtilen kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/04/2019 tarih ve E:2015/2538, K:2019/2879 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, söz konusu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/142, K. 2021/1137, 22 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama