KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1548 E., 2021/3287 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/1548
- Karar No
- 2021/3287
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Mühendislik Isı ve Mekanik Tesisat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden 2008/ 09, 10, 11, 12. dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı şirkete fatura düzenleyen ... Metal İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlere göre, anılan mükellefin düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı, ceza kesilmesine ilişkin şartları düzenleyen Yasa hükmünde belirtilen unsurlar bir arada gerçekleşmemiş bulunduğundan, kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmadığı sonuçlarına varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, haklarında düzenlenen vergi inceleme raporunun tamamen eksik incelemeye ve tespitlere dayanılarak hazırlandığı, eleştiri konusu yapılan faturaların sahteliği iddiası, varsayımsal çıkarımlara dayandığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının, hukuka ve yasal mevzuata uygun olduğu, davanın her aşamasında taraflarının vekil ile temsil edilmesine rağmen Mahkeme kararında tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Davacının temyiz istemi, Mahkeme kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/05/2019 günlü ve E: 2016/ 4912, K: 2019/ 3621 sayılı bozma kararında yazılı gerekçelere uygun olduğu anlaşıldığından, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin ileri sürdüğü iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemine gelince;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesinde, avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurum ve kurullar nezdinde sağlamak olduğu belirtilerek 2. fıkrasında, avukatın bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis edeceği düzenlemesine yer verilmiş, 164. maddesinde, avukatlık ücretinin hukuki yardımın karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği kuralına yer verilerek,
168. maddenin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.
21.12.2015 gün ve 29569 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.
İncelenen dosyada, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen bozma kararı üzerine ... Vergi Mahkemesince verilen bozmaya uyma kararında, Mahkemenin davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Vergi Mahkemesince, davalı idare lehine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesi uyarınca hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifede öngörülen tutarda haklılık oranına göre avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu tarih itibariyle avukatlık ücretine hükmedilmemesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1548, K. 2021/3287, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama