KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1618 E., 2022/3209 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Esas No
- 2020/1618
- Karar No
- 2022/3209
- Temyiz eden (davacı)
- … Demir Çelik Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle 2013/4, 5, 7, 8, 9, 11 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ilgili dönemlerde fatura düzenleyen 23 Temmuz Vergi Dairesi mükellefi … Grup Demir Çelik Ürn. Kömür İnş. Mlz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Ostim Vergi Dairesi mükellefi …Grup Demir Taşımacılık İnş. Gıda Tur. Kozm. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer verilen tespitlerin, mükelleflerin düzenlediği faturaların sahte olduğunu ortaya koymak için yeterli olduğu anlaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Şirket olarak alımlarını yaptıkları firma ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığı, söz konusu şirketin aktifinde kayıtlı araçları bulunduğu ve gerçek faaliyetinin olduğu ortada olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığı, ödemelerinin tamamen banka hesapları veya kambiyo senetleri ile yapıldığı ortada iken bunların değerlendirilmediği, kesinleşmemiş bir mahkeme kararının dayanak olarak alınmasının da hukuka uygun olmadığı nedenleriyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1618, K. 2022/3209, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama