KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1620 E., 2023/1105 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Esas No
- 2020/1620
- Karar No
- 2023/1105
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İlaç Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2006 ila 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalı tarh edilen katma değer vergilerinin iptali istemiyle açılan davaların Mahkemece kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine,
25/12/2014 ve 02/02/2015 tarihlerinde ödenen toplam 40.000.000,00 TL'nin, anılan mahkeme kararlarının Danıştayca davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının onanıp, redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması ve nihayetinde Mahkemece bozma kararına uyularak cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmesi sonucu 14/04/2016 ve 26/05/2016 tarihlerinde bir kısmının nakden, bir kısmının da mahsuben iade edilmesi üzerine, bu tutar üzerinden tahsil tarihi ile düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarih aralığında, tecil faizi hesaplanarak ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve E:…, …, …, … ve …, K:…, …, …, … ve … sayılı Mahkeme kararları ile hukuka aykırılığı ortaya konulan cezalı tarhiyatlara ilişkin tahsilatların, davacıdan kaynaklanmadığı açık olan bir hata sonucu gerçekleştirildiği anlaşıldığından,
idarece tahsil olunan vergi, ceza ve fer'ilerinin iadesinin, idareye ödendiği tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davacıya yapılması gerektiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinde, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde, "tecil faizi" uygulanacağının açıkça belirtilmesi karşısında yapılan haksız tahsilatlar nedeniyle, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlal edilen davacının zararının tazminine yönelik tecil faizi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı kurumun iade talebinin süresinde yerine getirildiği, herhangi bir mahkeme kararında davacı kurum lehine faize hükmedilmediği ve ortada fazla ve yersiz tahsil edilen vergi bulunmadığından, davacı kurum iddiaları doğrultusunda tahsil edildiği iddia edilen fazla ve yersiz verginin davacı kurumun kusurundan kaynaklandığından faiz ödenmesine ilişkin davacı iddialarının reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacının vergilendirmeye ilişkin ödevlerini yerine getirilmesi hususunda bir eksikliği ya da kusuru bulunmadığı, yapılan cezalı tarhiyatların hukuki dayanaktan yoksun olduğu mahkeme kararı ile nihai olarak hükme bağlandığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1620, K. 2023/1105, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama