KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1628 E., 2022/2999 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2022
- Esas No
- 2020/1628
- Karar No
- 2022/2999
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
… Başkanlığı/ …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, iş akdinin 01/11/2018 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine, söz konusu sözleşme uyarınca kendisine verilen ek ödemeden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
Mahkemelerince yapılan 26/06/2019 tarihli ara karara binaen işveren tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ödenebilecek kıdem tazminatı tavanının 81.977,85 TL olduğunun anlaşıldığı; davacıya ödenmesi gereken 1.274.766,00 TL ek ödemenin ödenen kıdem tazminatına ilavesi sonucu kıdem tazminatı tavan miktarının üzerinde kalanların ücret kapsamında görülerek vergilendirileceği, tavana kadar olan meblağın istisna kapsamında olacağı, bu durumda,
azami ödenebilecek kıdem tazminatı tutarı olan 81.977,85 TL'den davacıya ödenen 25.776,51 TL kıdem tazminatının tenzili sonucu kalan bakiyenin gelir vergisinden istisna edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacıya ödenen 1.274.766,00 TL ek ödeme tutarının istisna kapsamında kalan 56.201,34 TL'lik kısmı üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinde hukuka uyarlık, kalan kısmı üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı;
davacının 2018/Kasım ayına ilişkin bordrosu incelendiğinde kıdem tazminatı üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı görüldüğünden davanın 25.776,51 TL kıdem tazminatı üzerinden kesinti yapılarak vergi dairesine yatırılan gelir stopaj vergisine ilişkin kısmının incelenmeksizin reddi gerektiği, ayrıca vergilendirme hatası yapılarak haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen verginin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın, (1.274,766,00 TL - 56.201,34 TL =) 1.218.564,66 TL üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatının iadesi isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına ilişkin davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda yasal isabet görülmediği; kararın, 25.776,51 TL kıdem tazminatı üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisinin iadesi isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği yönündeki kısmına gelince;
davacının kıdem tazminatından bir kesinti yapıldığı ve iadesi gerektiği yolunda bir talebi bulunmadığından Mahkemece, bu yönde hüküm tesis edilmemesi gerekirken kıdem tazminatından kesinti yapılmadığından bahisle anılan yönde hüküm kurulmasında yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ikale sözleşmesi kapsamında kendisine ödenen tutarlar üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1628, K. 2022/2999, 27 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama