KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2333 E., 2023/2522 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2023
- Esas No
- 2020/2333
- Karar No
- 2023/2522
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, asıl amme borçlusu ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.nin borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
Mahkemelerinin 26/06/2019 tarihli ara kararına cevaben idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; asıl borçlu şirket adına yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin ilanen tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak ilanen tebliğe ilişkin belgelerin tarh dosyasında bulunamadığının belirtildiği, bu haliyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilanen tebliğe ilişkin hükümlerindeki belirtilen usule uygun tebligat yapıldığının davalı idarece tevsik edilemediği anlaşıldığından,
usulüne uygun tebligat gerçekleştirilemediğinden tarhiyatın kesinleştirilemediği sonucuna varılarak vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrayacağından,
2004 takvim yılına ait vergi ve cezaların zamanaşımı süresi içerisinde (takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde takdire sevk tarihi ve tarh zamanaşımına ilişkin sürenin 1 yıl işlememesi de dikkate alınsa dahi) usulüne uygun bir şekilde tarh ve tebliğ edilmeyerek zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından ve zamanaşımına uğramış vergi ve cezaların tahsilinin istenemeyeceği açık olduğundan, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Uyuşmazlıkta, davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.nin başka bir kanuni temsilcisine ait olan, Dairemiz 2020/947 esasına kayıtlı dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirkete ait bir kısım borçların 25/04/2011tarihinde o zaman ki kanuni temsilci ... tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı görüldüğünden, bu dosyada da re'sen araştırma ilkesi gereği yapılandırılan borçların aynı borçlar olup olmadığı ve zamanaşımına etkisi hususu araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2333, K. 2023/2522, 8 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama