KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2385 E., 2023/2251 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2023
- Esas No
- 2020/2385
- Karar No
- 2023/2251
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Holding Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak vergi inceleme raporuna istinaden üç kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2014/ 1 ila 12. dönemi katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporun'daki tespitler ile dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirket ile ilişkili olduğu firmalar arasında düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğu ancak; söz konusu sahte belgelerin, ortakları, adresleri, faaliyet konuları aynı olan grup şirketleri arasında düzenlenmesi ve anılan belgelerin, komisyon karşılığı sahte belge ticaretine konu edilmesine ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığı,
anılan hususların hukuken itibar edilebilir somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı şirketin, sahte belge düzenlediğinden bahisle doğrudan komisyon geliri elde ettiği kabulüyle önerilen ve buna istinaden yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince. İlk Derece Mahkemesinin, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile yapılan tespitlerin irdelenmesi suretiyle davacı şirket tarafından düzenlenen ve inceleme elemanınca uyuşmazlık konusu tarhiyatlara ilişkin matrah farklarının hesabında dikkate alınan faturaların sahte olduğu yönündeki değerlendirmesinin Dairelerince de yerinde olduğu,
ancak söz konusu değerlendirme sonrasında Mahkemece, söz konusu sahte faturaların, grup şirketler arasında düzenlenmesi ve bu faturaların komisyon karşılığı sahte belge ticaretine konu edilmesine ilişkin herhangi bir tespitin yapılamaması nedeniyle davacı şirketin, komisyon geliri elde ettiğinin kabulüyle yapılan cezalı tarhiyatların hukuka aykırılığına hükmedilmişse de, düzenlenen faturaların,
gerçek bir muamele ve durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlendiğinin açık olması ve bu şekilde düzenlenen sahte faturaların maddi karşılık söz konusu olmaksızın düzenlenemeyeceği ve bu faturalar nedeniyle elde edilen komisyon gelirinin ticari kazanç/komisyon hizmeti olarak vergilendirileceği ve komisyon gelirinin hesabında da sahte faturalar üzerinde yazılı tutarın %2' sinin dikkate alınacağı yönünde Danıştay içtihatları bulunması karşısında, davacı tarafından sahte olarak düzenlendiği açık olan faturalar üzerinden %2 komisyon oranının esas alınması suretiyle cezalı vergilendirmeye gidilmesinde hukuka aykırılık, öte yandan;
davacı tarafından beyan ve tahakkuk ettirilen katma değer vergilerinin terkin edildiği yönünde herhangi bir iddia ve dosyada bilgi belge bulunmadığı anlaşıldığından, beyan edilen katma değer vergileri düşülerek cezalı vergilendirmeye gidilmesi gerekirken, davalı idarece bu husus göz ardı edilerek gerçekleştirilen cezalı tarhiyatların mükerrer olduğu, bu durumda cezalı tarhiyatın beyan ve tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli reddine, Mahkeme kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının, davacı tarafından, beyan edilen katma değer vergilerine isabet eden kısmı aşan kısımları yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, beyan edilen katma değer vergilerine isabet eden kısımlarına yönelik istinaf isteminin, isteme konu kararda, yasada sayılan kaldırma nedenleri bulunmadığından ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, indirime konu … AŞ'ye ait faturaların, şirketlerine komisyon karşılığı düzenlenmediği hem hem de yargı yerince tespitli olduğu halde, sözü edilen emtia alımlarının komisyon karşılığı düzenlendiğinden bahisle tanzim edilen vergi tekniği raporunun açıkça hukuka aykırı olduğu, şirketlerinin emtia satışı yaparak fatura düzenlediği tek firma olan … AŞ. hakkındaki tespit ve değerlendirmelerin ilkesel olarak 213 sayılı Kanun'un 19. maddesine açıkça aykırı olduğu, yöneticileri, ortakları aynı olan grup şirketlerinin, birbirlerine maddi bir karşılıkla fatura düzenleyebileceğinin kabulünün, iktisadi ve ticari icaplara uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarelerince tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2385, K. 2023/2251, 24 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama