KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2608 E., 2022/118 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2022
- Esas No
- 2020/2608
- Karar No
- 2022/118
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
.... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2009 yılı gelir vergisi ile 2009/4-6 dönemi geçici vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine ....
Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, davacının iş hacmiyle orantılı olmayacak düzeyde katma değer vergisi matrahları beyan etmesi ve karşı firmaların Ba formu ile beyan ettiği alışların katma değer vergisi matrahıyla uyuşmaması ve diğer olumsuz tespitler bir arada değerlendirildiğinde düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığı mahsup süresi geçen ve mahsup imkanı ortadan kalkan dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı gelir geçici vergi tarhiyatının vergi aslında hukuka uyarlık,
kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında ve üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, temyize konu Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek aleyhe olan kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı ve davalı idarenin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri iddialar, kararın üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergi aslı ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tek katına kadar olan kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davacının kararın geçici vergi aslı üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde, "vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder" şeklinde tanımlanmış, 344. maddesinde ise, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı hususu hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinde açıklandığı üzere, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması nedeniyle, dava konusu geçici vergilere bağlı olarak üç kat yerine bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi hakkaniyete uygun olacağından, geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, kararın anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilerek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkca belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğarmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2608, K. 2022/118, 12 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama