KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2782 E., 2021/4267 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2021
- Esas No
- 2020/2782
- Karar No
- 2021/4267
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Madencilik İnşaat Sanayi Nakliye Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından ve önceki dönemlerden devreden katma değer vergisinin azaltıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2013/ 02, 04, 06. dönem katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Mahkemelerinin … gün ve E:. K: … sayılı kararının, kabule ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın …'den alınan faturalara istinaden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin olduğu,
Mahkemelerinin … gün ve E: … , K: … sayılı kararının, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 21/10/2019 tarih ve E:2016/9398, K:2019/4904 sayılı kararı ile …'den alınan faturalardan kaynaklanan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının davacı lehine bozulması üzerine yine Mahkemelerinin … gün ve E: …, K: … sayılı kararı ile bozma kararına uyularak …'den alınan faturalar nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına karar verildiği,
2010, 2011, 2012 yıllarında bir kısım alışlarını sahte fatura ile belgelendirildiğinden bahisle, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden katma değer vergisi beyanlarının düzeltilmesi neticesinde, 2013 yılına devir eden katma değer vergisi indiriminin azaltılması sonucu, yeniden oluşturulan katma değer vergisi beyan tablosuna göre, 2013/ 02, 04, 06. dönemlerine ilişkin davacı adına re'sen tarh edilen katma değer vergisinin …'den alınan faturalardan kaynaklanan kısmında ve tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının, davacı tarafından,
2008/Aralık dönemi katma değer vergisi beyannamesinin süresi geçtikten sonra verildiğinden davacı adına, vergi ziyaı cezası kesildiği,söz konusu cezanın 24/08/2012 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, 2013 yılından itibaren beş yıl içerisinde vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir eylemde bulunulması durumunda, tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği, sonraki eylemin devir eden verginin ait olduğu 2013 esas alınarak değil, sahte fatura kullanma filinin gerçekleştirildiği 2012 yılı esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği,
tekerrüre esas alınan cezanın kesinleştiği tarihin içinde bulunduğu yılda işlenen eylem nedeniyle ceza artırılarak uygulanmayacağından, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrüre ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 21/10/2019 tarih ve E:2016/9301, K:2019/4906 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2782, K. 2021/4267, 20 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama