KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2927 E., 2020/4441 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Esas No
- 2020/2927
- Karar No
- 2020/4441
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (.. Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2009 ve 2010 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunu dayanak alan takdir komisyonu kararlarına istinaden, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle re'sen tarh edilen 2009 yılına ilişkin gelir vergisi ve 2009/4-6,7-9 dönemlerine ilişkin geçici vergiler ile üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun tetkikinden, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı ve komisyon karşılığı tanzim edildiği anlaşıldığından, dava konusu gelir vergisi ve bu vergiye bağlı olarak üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ile geçici vergilere bağlı olarak bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık;
mahsup süresi geçtikten sonra tarh edilen geçici vergi asılları ile geçici vergi yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olduğundan bu vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı vergi ziyaı cezasının bir kat kesilmesi gerekirken, geçici vergilere bağlı olarak üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Vergi dairesine karşı olan tüm sorumlulukların yerine getirildiği, herhangi bir vergi borcunun bulunmadığı, yapılan tüm yoklamalarda faaliyette bulunduğu hususunun net olarak tespit edildiği, vergi inceleme elemanınca karşıt inceleme yapılmadığı, incelemenin somut verilere dayanmadığı, vergi tekniği raporunun eksik olduğu ve varsayıma dayalı olarak düzenlendiği, alımlarının gerçek olduğu, takdire sevkin zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığı, dolayısıyla bu amaçla yapılan takdire sevkin zamanaşımını durdurmayacağı, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Gecikme faizinin hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak geçici vergi asıllarına yer verildiği, geçici vergi asıllarının aranmayacağının ihbarnamelerde de açık olarak belirtildiği, dolayısıyla bu açıdan kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergi aslının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, bu kısmın onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2927, K. 2020/4441, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama