İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2020/3142 K.2023/4646

Dava konusu istem: Davacı adına, …Serigrafi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarihli ve …,…,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

Esas2020/3142Karar2023/4646Tarih22 Haziran 2023Okuma7 dk · 1.354 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/3142 E., 2023/4646 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
22 Haziran 2023
Esas No
2020/3142
Karar No
2023/4646
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (E-Tebligat (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
İstemin konusu
…Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.354 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, …Serigrafi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarihli ve …,…,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinden …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 10. ve 13. satırında yer alan vergi borcu haricindeki kısımları, …tarih ve …sayılı ödeme emri, …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2. sayfasının 13. ve 14. satırında yer alan vergi borçları haricindeki kısımları ile …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 1. sayfasının 1, 2, 7, 8, 9, 16, 17, 23, 24, 25. satırları ile 2. sayfasının 14. ve 15. satırlarında yer alan vergi borçları yönünden;

söz konusu amme alacaklarının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği dolayısıyla söz konusu tebliğler ile tahsil zamanaşımı sürelerinin kesildiği, vadesinde ödenmeyen borçların tahsili amacıyla şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı, yapılan araştırmalar sonucunda şirket adına kayıtlı 2005 model …marka …plakalı bir otomobil, 1996 model …marka …plakalı bir otomobil ve 2002 model …marka …plakalı bir otomobilin bulunduğunun görüldüğü ancak plaka bazında mahrumiyet bilgisi sorgulaması yapıldığında söz konusu araçlar üzerinde çeşitli hacizlerin bulunduğu,

söz konusu araçların tümü paraya çevrildiğinde dahi şirket borçlarının karşılanamayacağının anlaşıldığı, bu durumda, amme alacağının şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu 2019/2 sayılı ödeme emri ile diğer ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı;

dava konusu ödeme emirlerinden 2019/1 sayılı ödeme emrinin 10. ve 13. satırında yer alan vergi borcuna ilişkin kısımları, 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasının 13. ve 14. satırında yer alan vergi borçlarına ilişkin kısımları ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 1. sayfasının 1, 2, 7, 8, 9, 16, 17, 23, 24, 25. satırları harici ile 2. sayfasının 14. ve 15. satırlarında yer alan vergi borçları haricindeki kısımları yönünden, söz konusu amme alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin ve ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediği,

bu nedenle şirket adına ödeme emri tebliğ edilmeden ve vergi borçlarının şirketten tahsiline çalışılmadan davacı adına ilgili amme alacaklarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından, kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı

sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın, dava konusu 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasında yer alan 13. ve 14. satırları ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27. ve 28. sıralarında yer alan amme alacaklarına ilişkin davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının belirtilen kısımlarının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın belirtilen kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden,

davalı idare istinaf başvurusunun bu kısımlar yönünden reddi gerektiği; dava konusu 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27. ve 28. satırları haricindeki kısımları ile 2019/1 sayılı ödeme emrinin 10. ve 13. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise, davacının kanuni temsilci olarak asıl amme borçlusu şirketin borçlarında sorumlu olduğu,

borçların usulüne uygun olarak kesinleştiği, amme alacaklarının öncelikle şirketten tahsil edilmeye çalışıldığı ve usulüne uygun olarak ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği ancak şirket tarafından söz konusu borçların ödenmediği ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında da şirketin borcunun miktarı dikkate alındığında mal varlığının yetersiz olduğu anlaşıldığından, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu dönemlere ilişkin belirtilen amme alacaklarının davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

davalı idare istinaf başvurusunun bu kısımlar yönünden kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : Arzu İNCE

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin, kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı açıklanmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde de; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlemiştir.

Buna göre, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve ödeme emriyle istenen borcun süresinde ödenmemesi üzerine de şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak, tespit edilen mal varlığına haciz konulup, borcun tahsil edilmeye çalışılacağı, buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirket kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği açıktır.

6183 sayılı Kanunun 3. maddesinde ise; "Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi: Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını" ifade ettiği düzenlemesi yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 29/11/2010 ila 17/10/2016 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu … Serigrafi Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilcinin sorumluluğu kapsamında davacıdan tahsili için dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasında yer alan 13. ve 14. satırlarında yer alan 2015/8 dönemi katma değer vergisi ve damga vergisi alacağı ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27, 28. satırlarında yer alan 2016/9 ve 10. dönemler gelir stopaj ve damga vergi alacağına ilişkin olarak, 04/11/2016 tarih ve 9191 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre 17/10/2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketi temsil ve ilzam edebilmesi için şirket yönetim kurulu üyesi …'un seçilmesine karar verildiğinin görüldüğü, ancak yönetim kurulu karar tarihi olan 17/10/2016 tarihine kadar şirketi temsil ve ilzama davacının da yetkili olması nedeniyle bu tarihe kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş vergi borçlarından davacının da sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu durumda, davacıdan ödeme emri ile tahsili cihetine gidilen yukarıda belirtilen amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği ve amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin olanaksız hale gelip gelmediği hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmekte olup, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 2019/3 sayılı ödeme emrinin 2. sayfasında yer alan 13. ve 14. satırları ile 2019/4 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 26, 27, 28. satırlarında yer alan alacaklara ilişkin olarak,

dayanağı asıl borçlu şirket adın düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin 05/10/2016 tarihinde şirket adresinde daimi çalışanına tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket adın düzenlenen …tarih ve … sayılı ödeme emrinin ise 26/12/2016 tarihinde e-tebliğ ile usulüne uygun bir şekilde şirkete tebliğ edildiği görülmüştür.

Davalı idarece şirket hakkında yapmış olduğu malvarlığı araştırmasından de, dava konusu amme alacağının şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemediği ve tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, yukarıda bahsi geçen amme alacaklarının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2020/3142, K. 2023/4646, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2020/3142
Karar No
2023/4646
Tarih
22 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2020/3162 K.2023/4392
  • Danıştay 8. Daire E.2020/3163 K.2023/3198
  • Danıştay 4. Daire E.2020/3165 K.2023/3408
  • Danıştay 4. Daire E.2020/3167 K.2023/3400
  • Danıştay 4. Daire E.2020/3178 K.2023/3398
  • Danıştay 13. Daire E.2020/3259 K.2023/3057

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.