KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/3369 E., 2023/3758 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- Esas No
- 2020/3369
- Karar No
- 2023/3758
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
769 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı … (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyerek elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle resen tarh edilen tekerrür artırımlı üç kat vergi ziyaı cezalı 2013 yılı gelir vergisi ile 2013/4-6, 7-9, 10-12 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin incelenmesinden; 2013 ve 2014 yıllarında sahte belge düzenlediği yönünde açık ve somut verilere dayalı yeterli tespit bulunmadığından cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, davacının herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını ortaya koyduğu, üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı ile geçici vergiye bağlı kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezalarına tekerrür uygulanmasının nedeni olarak, 2013/1 dönemi için davacı adına damga vergisinden kaynaklı kesilen vergi ziyaı cezası gösterildiği,
dava konusu cezaların da aynı yıla ilişkin olduğu dikkate alındığında, tekerrür koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu dönemler için tekerrür hükmü uygulanmasında, geçici vergi aslı tahakkukunda ve geçici vergi üzerinden kesilen iki kat vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli reddine, kısmen kabulüne, davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, davalının yaptığı incelemelerin usule aykırılıklar ihtiva ettiği, komisyon geliri elde edildiği iddiasının somut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının sahte belge düzenleme suçlaması ile açılan davadan beraat ettiği, ticari faaliyetinin gerçek olduğu hususunun yoklamalarda tespit edildiği, incelemecinin kendi hesaplarını komisyon kararı haline getirilmesini talep ettiği, takdir komisyonu kararlarının varsayıma dayalı ve fiktif hesaplamalarla verilmiş kararlar olduğu,
%2 komisyon bedelinin, davacıdan mal aldığını beyan edenlerin bildirdiği tutar üzerinden hesaplandığı ancak bu tutarda fatura satıldığına dair somut hiçbir tespit olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesinin aleyhe olan kısımlarının bozulması, lehe olan kısımların onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerektiği, Vergi Dava Dairesi kararının kabul kararının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/3369, K. 2023/3758, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama