KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4158 E., 2021/4169 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2021
- Esas No
- 2020/4158
- Karar No
- 2021/4169
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- Tasfiye Halinde Kayalar Nakliyat Madencilik ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle üç kat vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2008/4 ila 12 dönemleri katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla.
28/02/2020 tarihli ara kararı ile davacıdan 2008 hesap dönemine ilişkin olarak defter ve belgelerin (gelir ve giderlerin işlendiği defterler, gelir ve giderlere ait faturalar, senetler, bordrolar, makbuzlar vs. belgeler) istenildiği, davacı tarafından verilen cevabi yazıda, söz konusu defter ve belgelerin duruşma esnasında sunulduğu, bu belgelerin Vergi Usul Kanunu'nun 253. maddesine göre 5 yıl saklama zorunluluğunun bulunduğundan bahisle istenilen defter ve belgelerin Mahkemeye ibraz edilme yükümlülüklerinin bulunmadığı,
davacının ileri sürdüğü üzere 2008 yılına ilişkin defter ve belgelerin duruşma esnasında tutanak düzenlenerek teslim alındığı, gerekli incelemeler yapıldıktan sonra söz konusu defter ve belgelerin 11/02/2015 tarihinde şirketin yetkilisi ...'a noksansız olarak teslim edildiği, bu hususun tutanak altına alındığı, dolayısıyla ibrazı istenilen defter ve belgelerin Mahkemede bulunmadığının anlaşıldığı,
ara kararın usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın süresi içerisinde istenilen defter ve belgelerin ibraz edilmediği ve defter ve belgelerin ibraz edilmemesini haklı gösterecek şekilde zayi belgesi de sunulamadığı görüldüğünden, davacının iddiasını kanıtlayamadığı sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, 2008 hesap dönemine ait defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 2008/4 ila 12 dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık, somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Defter ve belge haricinde doneler yardımı ile inceleme yapılmadan defter ve belgenin ibraz edilmediği gerekçesiyle KDV indirim reddi yoluyla vergi tarh edilmesi ve ceza kesilmesinin hukuka aykırı olduğu, 2008 yılına ilişkin faturaların vergi inceleme elemanına ibraz edilebileceğinin şifahen bildirildiği, ancak vergi inceleme elemanının defterlerin olmadığı iddiasıyla faturaları kabul etmediği, 2008 yılı defter ve belgelerin tutanak halinde mahkemeye sunulduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında herhangi bir yasal isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/4158, K. 2021/4169, 20 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama