İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2020/4440 K.2023/290

2- … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

Esas2020/4440Karar2023/290Tarih19 Ocak 2023Okuma10 dk · 2.071 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4440 E., 2023/290 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
19 Ocak 2023
Esas No
2020/4440
Karar No
2023/290
Temyiz eden taraflar
1-
Vekili
Av.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.071 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

2- … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Serbest muhasebeci ve mali müşavir olan davacı adına, … Metal Demir Çelik Kağıtçılık Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak sahte belge düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle 2016 yılı, 2016/4-6, 7-9 ve 10-12 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; bahsi geçen şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun ve eklerinde yer alan davacı ile diğer tanıkların ifadelerinden; serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının, … ve … öncülüğünde … ve … aracılığıyla üçüncü kişiler adına kurulan bu şirketin, 2016/1-3, 4-10 dönemleri arasında muhasebe işlerini yürüttüğü ve vergi beyannamelerini verdiği,

davacının anılan kişilerin öncülüğünde bağlantılı ve birlikte hareket eden çok sayıda gerçek kişi veya şirketin mükellefiyetini tesis ettirdiği ve muhasebe işlerini yürüttüğü, bağlantılı ve organize şekilde hareket eden şahıslarca kurulan firma veya gerçek kişi mükellefiyetleri vasıtasıyla sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde edilmesi eylemine iştirak ettiği ortaya konulduğundan davacının anılan mükellefin beyanlarını verdiği dönemler olan 2016/4-6, 7-9 dönemleri geçici vergilerine isabet eden vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık olmadığı,

2016 yılı kurumlar vergisinin 2016/10-12 dönemi kısmı ve 2016/10-12 dönemi geçici vergiye isabet eden vergi ziyaı cezasında ise bu dönem beyannamelerini davacının verdiği hususu tespit edilemediğinden hukuka uyarlık olmadığı, vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanması kısmında da dayanak alınan ilk fiille ikinci fiilin aynı kişiye ait olması gerektiği dolayısıyla şahsi mükellefiyeti nedeniyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden tekerrür uygulanmasında isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesinde tüm vergi ziyaı cezalarının bir katını aşan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin olarak ileri sürdüğü iddiaların, Mahkeme kararının buna ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,

Mahkeme kararının, 2016/10-12. dönemine isabet eden geçici vergileri ile 2016 yılı kurumlar vergisinin 2016/10-12. geçici vergi dönemine isabet eden kısmı esas alınarak kesilen vergi ziyaı cezalarına yönelik istinaf başvurusu yönünden ise, somut olayda, "Ankara- İstanbul- Hatay İlleri Yoğunlukta Bulunan ve Ağırlık Hurda Sektörünü İçeren 64 Mükellefli 2016 yılı Sahte Fatura Düzenleme Organizasyonu Tespiti" konulu ,,, tarih ve ,,,, sayılı raporda; aralarında …'ın da bulunduğu bazı mükelleflerin hesaplarının incelenmesi sonucunda, sahte belge düzenleme organizasyonu oluşturdukları, bir kısmının doğrudan sahte belge düzenlediği,

diğer bir kısmının ise bu yöndeki faaliyetleri dolayısıyla sahte belge düzenleyen kişi ve firmalara alt yapı sağladıkları, bunların bir kısmının doğrudan, bir kısmının ise organizasyona sahte fatura temin etmek suretiyle katkıda bulunduğu, sonuç itibarıyla gerçekleştirilen kaçakçılık suçunun tamamından sorumlu oldukları, bu mükelleflerin bir kaç mali müşavir etrafında toplandıkları, bunlardan 28'inin mali müşavirliğinin davacı tarafından yapıldığı,

organizasyon içerisindeki yükümlülerin 2016 ve 2017 yıllarında Ba-Bs analizinden, 2016 yılında toplam 3.941.335.224 TL'ye ulaşan alışlarının çoğunun grup içindeki kişi ve firmalardan toplam 5.025.227.205 TL'ye ulaşan satışlarının çoğunun organizasyon içindeki kişi ve firmalara yapıldığı, genel bir değerlendirme ile organizasyon dahilinde görülen yükümlülerin 414.291.949 TL'lik fatura girişine karşılık 1.498.183.930 TL'lik satış yaptıkları, bunun da yaklaşık % 261 kar marjına denk geldiği,

2017 yılında da benzer şekilde grup içinden yapılan alışlarla grup içine yapılan satışların toplamının, grup dışına yapılan alış-satışlarla birlikte değerlendirilmesinden, organizasyon içerisindeki mükellefleri tek bir mükellef olarak bakıldığında, 688.504.673 TL'lik fatura girişine karşılık 3.291.445.690 TL'lik satış yapıldığı, bunun da yaklaşık % 380 gibi bir kar marjına denk geldiği, bu kar marjlarının metal sektöründe gerçekçi olmadığı, grup içerisindeki kişi ve firmaların, birbirlerini besledikleri ve neredeyse tamamının davacı dahil bir kaç muhasebeci etrafında toplandığı,

bilançoları, mali tabloları, çalışanları gibi unsurlar dikkate alındığında, bu firmaların sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında işlem tesis ettikleri hususlarına yer verildiği, 12/10/2017 tarih ve 1672/6 sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda da 14 yükümlünün organizasyonda aktif bir şekilde yer aldıkları, 104 mükellefin 2016 yılında sahte belge düzenleme organizasyonu içerisinde olduğu,

ancak bunların aynı kişiler tarafından talimatla yönetildiği bir sahtecilik organizasyonu olarak anlaşılmaması gerektiği, bir kısmının aktif bir birliktelik içerisinde bu organizasyonu yürüttüğü, 2017 yılında fatura akışları, Ba-Bs formları analiz edildiğinde 104 mükellefin organizasyon kapsamında sahte fatura düzenleme eylemini gerçekleştirdikleri, bunların tek bir üst yönetim tarafından idare edilmemekle birlikte, bir kısmının doğrudan, bir kısmının ise bu organizasyona sahte fatura temin etmek suretiyle katkıda bulundukları ve kaçakçılık suçunun tamamından sorumlu oldukları,

organizasyon içerisindeki 14 mükellefin mükellefiyetine son verildiği, 22 tanesinin 2016 yılında, 28 tanesinin 2017 yılın içinde kurulmalarına rağmen, çok yüksek miktarda fatura düzenledikleri, geriye kalan 40 mükellefin 24 tanesinin sahte fatura düzenleme yönüyle incelemesinin bulunduğu, gruptaki mükelleflerin ortaklarının, çalışanlarının belli mali müşavirlerle çalıştıkları, yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının sahte belge düzenleme organizasyonu içerisinde, diğer yükümlüler tarafından gerçekleştirilen sahte belge düzenleme eylemine mesleki bilgisi ile katkıda bulunmak suretiyle yer aldığı,

bu organizasyona katkısının sadece mali müşavirlerin sorumluluğu kapsamında değerlendirilemeyeceği, sahte fatura düzenleme işinin organizasyonu, bu amaçla gerçek anlamda ticari faaliyeti olmayan şirketin kurulması ve şirketle ilgisi bulunmayan kişilerin şirkete ortak yapılması, mal alım satım ilişkisinde bulunulan şirketlerle ilgili benzeri koşulların sağlanmasını da içeren bir iştirak halinin olduğu kanaatine varıldığından,

davacının sorumluluğunun vergi beyannamelerini verdiği dönemler itibarıyla sınırlandırılması imkanı bulunmadığı dolayısıyla, dava konusu dönemler için davacı adına kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, Vergi Mahkemesi kararının, redde ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı istinaf başvurusu ile davalı idarenin vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin, anılan kararın Turaner Ltd.

Şti. hakkında 2016 yılı için tarh edilen kurumlar vergisinin 10-12. geçici vergi dönemine isabet eden kısmı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ile 10-12. dönemi geçici vergi tutarı esas alınarak kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulüyle kararın bu hüküm fıkrasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI

Davacı tarafından, ceza mahkemesi nezdinde vergi suçu nedeniyle açılan davada hakkında beraat kararı verildiği, bu dava ile ilgisi nedeniyle anılan kararın dikkate alınarak hatalı ve eksik inceleme ile kesilen cezalara ilişkin davanın reddi yönünde verilen karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI

Davalı İdare tarafından, kabule ilişkin karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde yer alan bir fille iki ayrı suç olan Ceza Mahkemesinde yargılama gerektiren kaçakçılık suçu ile aynı zamanda vergi kaybı olması durumunda, aynı Kanun'un 344. maddede yer alan ve vergi mahkemeleri görevinde olan vergi ziyaı cezası uygulanmasının mümkün olduğu,

vergi kaybı niteliğindeki zararın ayrıca Kanunda vergi ziyaı cezasına bağlanmasının yargılamada "Ne bis in idem" ilkesine aykırılık ve mükerrerlik oluşturmadığına Anayasa Mahkemesi kararlarında da yer verildiği hususu gözetilerek ve davacının aynı olay nedeniyle ceza mahkemesinde yargılaması devam eden dosyasının dikkate alınması gerektiği hususu yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/01/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Serbest muhasebeci ve mali müşavir olan davacı adına, … Metal Demir Çelik Kağıtçılık Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak sahte belge düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle 2016 yılı ile 2016/4-6, 7-9 ve 10-12 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen kabul eden, kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının bu kez taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenmiştir.

Anayasa’nın 36’ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”; 141’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” kurallarına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 24. maddesinde, kararlarda bulunacak hususlar sayılmış ve (e) bendinde, “kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi” bir kararda bulunması gereken unsur olarak düzenlenmiştir.

Anayasa’nın 36’ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında belirtildiği gibi, gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsamaktadır (Abdullah Topçu, B. No:2014/8868, 19/4/2017, § 75).

Kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlayan bu hak; tarafların yargılama sırasında ileri sürdükleri iddiaların kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve aynı zamanda, demokratik bir toplumda, kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini öğrenmelerinin sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

Mahkemelerin gerekçe gösterme yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak, mahkemeler, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No:2013/5486, 4/12/2013, § 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan anlaşılmalıdır (Kadriye Sever, B. No:2018/24071, 10/2/2021, § 29).

Bakılmakta olan davada davacı, Vergi Mahkemesi aşamasında ileri sürdüğü gibi istinaf aşamasında da, diğer iddialarla birlikte, 07/02/2019 tarihinde Vergi Mahkemesinde dava açılmasından sonra hakkında "Vergi Usul Kanununa muhalefet" suçundan dolayı açılan kamu davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “Her ne kadar sanık hakkında.

Demirçelik A.Ş.’nin yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılması nedeniyle mali müşavir sıfatı ile onların bu eylemine iştirak ettiğinden bahisle VUK’a aykırılık suçundan dava açılmış ise de mali müşavir olan sanığın yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde sorumluluğunun şirket tarafından kendisine verilen bilgi ve belgeler doğrultusunda beyanname vermek olup sanığın sahte belge düzenlediği ya da şirket yetkililerinin düzenlediği iddia olunan sahte belgelerin düzenlenmesine iştirak ettiğine dair mahkûmiyet hükmü kurnaya yeter kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği” gerekçesiyle beraatine karar verildiğini ileri

sürerek bu kararı dosyaya ibraz etmiş ve vergi yargısına olan etkisine dikkat çekmiş; bu iddiasını temyiz aşamasına da taşımıştır.

Bu durumda, adil yargılanma hakkının bir gereği olan gerekçeli karar hakkı kapsamında davacı hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçu nedeniyle açılan davada verilen beraat kararı, kararın mahiyeti ve kesinleşme süreci de araştırılarak, bu kararın uyuşmazlık konusu vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan işbu davaya olan etkisinin değerlendirmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY

Serbest muhasebeci ve mali müşavir olan davacı adına, … Metal Demir Çelik Kağıtçılık Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak sahte belge düzenleme eylemine iştirak ettiğinden bahisle 2016/1-12, 04-06, 07-09 ve 10-12 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin karar taraflarca temyiz edilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği; 2. fıkrasında, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı, 360. maddesinde ise, 359. maddede yazılı suçlara iştirak edenlerin, bu suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısının indirileceği kurala bağlanmıştır.

Bakılmakta olan davada, davacının anılan eylem dolayısıyla kaçakçılık suçu nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan yargılaması üzerine hakkında atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar sanıklar hakkında ceza yargılaması sonucunda verilen bütün kararların hukuk ve idare/vergi mahkemelerini mutlak şekilde bağlayıcı olduğuna dair herhangi bir kanun hükmü olmayıp, ceza mahkemesi kararlarının ancak belli koşullarda bağlayıcı olacağı bilinmekte ise de, söz konusu ceza mahkemesi kararı irdelenerek söz konusu davanın hangi aşamada olduğu ve sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılarak vergi mahkemesi kararına etkisi ile bağlayıcı olup olmadığının gerekçeli karar ilkesi doğrutusunda mahkeme kararında değerlendirilerek belirtilmesi yoluyla davacının iddiasının karşılanması gerektiği açıktır.

Bu itibarla eksik inceleme ile belirtilen gerekçe ile verilen mahkeme kararına ilişkin Daire onama kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2020/4440, K. 2023/290, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Eden Davacının İddiaları
  6. Temyiz Eden Davalının İddiaları
  7. Davacının Savunması
  8. Davalının Savunması
  9. Tetkik Hâkimi : …
  10. Düşüncesi
  11. Türk Milleti Adına
  12. İnceleme Ve Gerekçe
  13. (X) Karşı Oy
  14. (Xx) Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2020/4440
Karar No
2023/290
Tarih
19 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2020/4440 K.2023/85
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4443 K.2023/438
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4447 K.2023/494
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4471 K.2023/512
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4478 K.2023/513
  • Danıştay 4. Daire E.2020/4588 K.2023/57

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.