KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5688 E., 2021/3315 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/5688
- Karar No
- 2021/3315
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2010/6,10,11,12 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının birden çok kişiye borç para verdiği, faiz hesaplayarak alacağa karşı kıymetli evrak aldığı, alacaklarını tahsil etmek için borç verdiği kişilere ait çek ve senetleri kullandığı,
alacağını garanti altına almak için borç verdiği kişilere gayrimenkul devir sözleşmeleri ve senetler imzalattığı, dolayısıyla davacının ödünç para verme faaliyetini devamlı suretle yaptığı ve bu işi meslek haline getirdiği ve çift defter tuttuğu, ticari faaliyetinden elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı sonucuna varılmış olup, davacı hakkında davalı idare tarafından tespit edilen matrah ve bu matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan somut tespit bulunmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, cezalı tarhiyatların dayanağı olan raporların tarafına tebliğ edilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, borç ilişkilerinin mahiyetinin ve ticari hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının araştırılmadığı, raporlarda para ilişkilerine ilişkin olarak somut tespitlere yer verilmediği, faiz ödenmediği hususunun ifadesine başvurulan şahıslar tarafından beyan edildiği, incelemede lehe olan hususların dikkate alınmadığı, aleyhe olan hususların ise karine teşkil ettiğinden hareketle tüm ilişkilere teşmil edildiği, iddia edilen faaliyetin gerçekleştirilmediği,
Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada beraat kararı verildiği, çift defter tutma iddiasına ilişkin olarak Vergi Mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, incelemenin varsayıma dayalı olarak yapıldığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/5688, K. 2021/3315, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama